FACEBOOK TAKİP ETMEK İÇİN BEĞEN

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Personelin kaldığı daireye ödenen kiranın ücret midir? KDV karşısındaki durumu nedir?





Soru) Personelin kaldığı daireye ödenen kiranın ücret midir? KDV karşısındaki durumu nedir? 


 

 

 

 

 

Cevap:

 

GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN :

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70. maddesinde, maddede yazılı gayrimenkul, mal ve hakların kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelirin gayrimenkul sermaye iradı sayılacağı belirtilmiş, aynı Kanunun 94. maddesinde ise Ticaret şirketlerinin ödedikleri gayrimenkul sermaye iradından gelir vergisi tevkifatı yapacakları hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre, bir şirketin personelinin barınması için kiraladığı konutlar için ödediği ve elde eden yönünden gayrimenkul sermaye iradı sayılan kira ödemelerinin gayrisafi tutarı üzerinden, %20 nispetinde gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Bununa beraber; aynı Kanunun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61. maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.....”denilmiş, 63. maddesinde de, “Ücretin gerçek safi değeri işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır...... Konut tedariki ve sair surette sağlanan menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir.”hükmü yer almıştır.

Yine aynı Kanunun 23 üncü maddesinin 9 uncu bendinde;“Genel olarak maden işletmelerinde ve fabrikalarda çalışan işçilere ve özel kanunlarına göre barındırılması gereken memurlarla müstahdemlere konut tedariki ve bunların aydınlatılması, ısıtılması ve suyunun temini suretiyle sağlanan menfaatler ile mülkiyeti işverene ait brüt alanı 100m²’yi aşmayan konutların hizmet erbabına mesken olarak tahsisi suretiyle sağlanan menfaatler (Bu konutların 100 m²’yi aşması halinde, aşan kısma isabet eden menfaat için bu istisna hükmü uygulanmaz) gelir vergisinden müstesnadır. ” denilmiştir.

Söz konusu istisna hükmünün uygulanabilmesi için, kendisine konut tahsis edilen personelin Kanun uyarınca barındırılması gereken kişilerden olması veya konutun işverene ait olması gerekmektedir.

Bu çerçevede, bir şirket tarafından kiralanan konutların personellere bedelsiz olarak tahsisi halinde, söz konusu kira bedellerinin vergiden istisna edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Buna göre, yapılan kira ödemelerinin aylık olarak dikkate alınacak gayrisafi tutarının ilgililerin ücretlerine eklenmek suretiyle vergiye tabi tutulması gerekir.

KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN :

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesi ile ticari, sınaı, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabi tutulmuştur. “Teslim Sayılan Haller” başlıklı 3/a maddesine göre, Vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi, vergiye tabi malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesi, teslim sayılacağı belirtilmiştir.

Aynı Kanunun 5. maddesinde ise, “Vergiye tabi bir hizmetten işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması hizmet sayılır.” hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 9 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin 8. bölümünde; “Katma değer vergisi uygulamasında personele sağlanan menfaatlerden aşağıda sayılanlar vergiye tabi tutulmayacaktır.

a) Personele işyerinde veya müştemilatında yemek verilmesi,

b) Personele yatacak yer veya konut tahsisi,

c) Personelin toplu olarak işyerine gidip gelmesini sağlamak amacıyla yapılan taşıma hizmetleri,

d) Demirbaş olarak verilen giyim eşyası.

İşletmenin iktisadi faaliyetini yürütebilmesi için yapılan ve işletmede yaratılan katma değerin bir unsuru olan bu masraflar maliyetin bir parçası olduğundan, personele tahsis sırasında vergiye tabi tutulmayacak, bu mal ve hizmetlerin iktisabında yüklenilen vergiler ise genel hükümlere göre indirim konusu yapılabilecektir.” denilmektedir.

DAMGA VERGİSİ YÖNÜNDEN :

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. maddesinde “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar damga vergisine tabidir.

Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.” hükmü yer almakta olup, 3. maddesinde de, “Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder.” denilmektedir.

Aynı Kanuna ekli (1) sayılı Tablonun, IV-1/b fıkrasında, Maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar için verilen makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek kişiler adına açılmış veya açılacak cari hesaplara nakledildiği veya emir ve havalelerine tediye olunduğu takdirde nakli veya tediyeyi temin eden kağıtların binde 6,6 nispetinde damga vergisine tabi tutulacaktır.

Buna göre, personele ödenen ücretlerin Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun IV-1/b fıkrası gereğince binde 6,6 oranında damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

 

 

Koray ATEŞ
SMMM-E. Öğretim Görevlisi
Akdeniz Denetim YMM Ltd.Şti.
Fax:0224 224 53 54
korayates@muhasebetr.com


 

 

kaynak : http://www.muhasebetr.com/sorucevap/haber_oku.php?haber_id=753

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi