ÖZELGE SİSTEMİI- GİRİŞ
Gelir İdaresi, 10 Ekim 2011 (Gİ 2011-38) tarihli yazıları ile yeni özelge sayfasının(1) Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde hizmete başladığını bildirmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nca uygulamaya konulan yeni özelge sistemi ile şeffaflık sağlanması amaçlanmıştır. Bu amaçla, mükelleflerin özelge taleplerine ilişkin işlemlerin daha kısa süre içinde sonuçlandırılabilmesi ve uygulama birliğinin sağlanabilmesi amacıyla Başkanlık bünyesinde “Özelge Otomasyon Sistemi” kurulmuştur. Bu doğrultuda, yetkili makamlarca verilen özelgeler (Vergi mahremiyeti ile ilgili hükümler de göz önünde bulundurularak) herkese açık hale gelmesi tasarlanmıştır.
Yapılan çalışmalar özelge sisteminin kurumsal bir kimlik kazanması açısından önem arz etmektedir. Yazı bu kapsamda özelge sistemini ele alacaktır ve uygulama usul ve esaslarını irdeleyecektir. Öncelikle özelgenin kavramsal analizi; özelgenin hukuksal olarak neyi ifade ettiği, özelgenin hukuki normlar silsilesindeki yeri ve özelgenin genelgeden, genel yazılardan ve sirkülerden farkı başlıkları altında ele alınacaktır. Yazının sonraki bölümlerinde özelge sistemi; yasal düzenlemeler, özelge talep edebilecekler, özelgenin konusu ve kapsamı, özelge talep edilecek merci, özelge taleplerinin değerlendirilmesi ve özelge tayini, özelge talep formu, özelge otomosyon sistemi ve özelgenin hukuki sonuçları çerçevesinde irdelenecektir.
II- KAVRAMSAL ANALİZ
Özelge sistemine ilişkin ilgili kanun maddelerini daha iyi kavrayabilmemiz açısından öncelikle özelgenin neyi ifade ettiğinin çerçevesini çizmek ve özelge kavramının diğer hukuki normlar silsilesindeki yerini tespit etmek gerekmektedir.
A- ÖZELGE HUKUKSAL OLARAK NEYİ İFADE ETMEKTEDİR?
Vergi Usul Kanunu(VUK)’nun 413. maddesi(2) aşağıdaki gibidir:
“Mükelleflerin izahat talebi: Mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan veya bu hususta yetkili kıldığı makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında yazı ile izahat isteyebilir.
Gelir İdaresi Başkanlığı, kendisinden istenecek izahatı özelge ile cevaplandırabileceği gibi, aynı durumda olan tüm mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere sirküler de yayımlayabilir.
Sirküler ve özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde, Gelir İdaresi Başkanı veya tevkil edeceği bir başkan yardımcısının başkanlığında en az üç daire başkanından müteşekkil bir komisyon marifetiyle oluşturulur.
Söz konusu komisyonda oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta izahat talebinde bulunulması halinde, komisyon tarafından oluşturulan sirküler veya özelgelere uygun olmak şartıyla Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı tarafından da özelgeler verilebilir.
Sirküler ve vergi mahremiyetine ilişkin hükümler gözönünde bulundurulmak şartıyla özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca internet ortamında yayımlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı’nca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”
Bu kapsamda “Mükelleflerin İzahat Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik”(3) yayımlanmıştır.
İlgili Yönetmelik uyarınca Özelge, “mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından, kendilerince açık olmayan ve tereddüt ettikleri konular hakkında yazılı olarak açıklama talebinde bulunmaları üzerine yetkili makamlarca kendilerine verilen yazılı görüşü ifade etmektedir.”
B- ÖZELGENİN HUKUKİ NORMLAR SİLSİLESİNDEKİ YERİ
Vergi uygulamasında uymamız gereken bir hukuksal normlar silsilesi mevcuttur. Normların kaynakları açısından bu silsileye veya hiyerarşiye baktığımızda karşımıza aşağıdaki tablo çıkmaktadır:
● Yasama Organından Doğan Kaynaklar
- Anayasa,
- Usulüne Göre Yürürlüğe Konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar,
- Kanunlar.
● Yürütme Organından Doğan Kaynaklar
- Kanun Hükmünde Kararnameler,
- Bakanlar Kurulu Kararları,
- Tüzükler,
- Yönetmelikler,
- Genel Tebliğler,
- Özelgeler, Genelgeler ve Genel Yazılar.
● Yargı Organından Doğan Kaynaklar
- Anayasa Mahkemesi Kararları,
- İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararları.
* Bilimsel Öğreti, Örf ve Adetler
Yukarıda yer alan normlar hiyerarşisi, hukuk normlarının derece ve kuvvetini belirlemektedir. Yukarıda da görüldüğü üzere, Hukuk düzeni anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birden çok normun varlığını ifade etmektedir.
Bu normlar farklı kademelerde yer almakta, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Anayasalar ülkelerin temel hukuki metinleri olarak ele alınmakta, buna istinaden kanunlar, kanun hükmünde kararnameler, tüzükler, yönetmelikler ve diğer hukuki metinler çıkarılmaktadır.
Sonuç olarak özelge, hukuksal normlar silsilesi içerisinde yürütme organından doğan kaynaklar arasında yer alarak hukuksal güce sahip olmaktadır. Özelgeler yukarıda vermiş olduğumuz tanım ve hiyerarşideki yeri açısından genelgelerden, genel yazılardan ve sirkülerden ayrı bir çerçeveye sahiptir.
C- ÖZELGENİN GENELGEDEN, GENEL YAZILARDAN VE SİRKÜLERDEN FARKI
Genelgeler ve genel yazılar, Maliye Bakanlığı’nca bazı özel durumlara ilişkin olarak kendi örgütüne gönderdiği iç yönetsel emirlerdir.
Sirküler, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından açık olmayan ve tereddüt edilen konular hakkında aynı durumda olan tüm mükellef ve vergi sorumluları için uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere Gelir İdaresi Başkanlığı’nca yayımlanan görüşü ifade etmektedir.
Özelge, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından, kendilerince açık olmayan ve tereddüt ettikleri konular hakkında yazılı olarak açıklama talebinde bulunmaları üzerine yetkili makamlarca kendilerine verilen yazılı görüşü ifade etmektedir.
Yukarıdaki tanımlardan da anlaşılacağı üzere, genelgeler ve genel yazılar iç yönetsel emirler oldukları için; sirküler ise tüm mükellef ve vergi sorumluları için uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan görüşü ifade etmesi nedeniyle özelgeden ayrılmaktadır. Özelge münhasıran mükellefe veya vergi sorumlusuna ait bir konuya ilişkin verilmiş bir görüşü ifade etmesiyle diğerlerinden farklı bir çerçeveye sahiptir. Bu farklı çerçeve içerisinde özelge sistemini ele almak ve usul ve esaslarını irdelemek gerekmektedir.
III- ÖZELGE SİSTEMİ
Özelge sisteminin oluşturulmasına ilişkin kanun hükümleri, ilgili düzenlemeler ve yasal süreç aşağıdaki gibidir.
A- YASAL DÜZENLEMELER
01.08.2010 yürürlük tarihli 6009 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesinde, “Mükellefler, Maliye Bakanlığı’ndan veya Maliye Bakanlığı’nın bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulanması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat isteyebilirler. Yetkili makamlar yazı ile istenecek izahatı yazı ile veya sirkülerle cevaplamak mecburiyetindedirler. Alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı istilzam etse dahi ceza kesilmez.” hükmü yer almaktaydı.
16.01.2010 tarihinde 395 sıra no.lu VUK Genel Tebliği(4) düzenlenmiştir.
Ancak 01.08.2010 tarihinde, söz konusu 413. madde 6009 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle değişikliğe uğramıştır ve 28.08.2010 tarihinde Mükelleflerin İzahat Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik(5) çıkarılmıştır.
10 Ekim 2011 tarihli yazısı (Gİ 2011-38) ile gelir idaresi internet sayfasında özelge sistemi için ayrı bir sayfa oluşturduğunu bildirmiştir(6).
Yukarıda yer alan düzenlemeler kapsamında özelge sisteminin usul ve esasları oluşturulmuştur. Bu kapsamda özelge sistemi genel hatlarıyla aşağıdaki gibidir.
1- Özelge Talep Edebilecekler
Özelge talepleri, mükellefler ile vergi sorumluları, bunların mirasçıları, yetki belgesine sahip kanuni temsilcileri veya vekillerince yapılır.
Odalar ve birlikler gibi mesleki kuruluşlar, kendi mükellefiyetleri ile ilgili olanlar hariç olmak üzere, üyelerine ilan etmek amacıyla özelge talebinde bulunamazlar. Ancak, bu kuruluşlar Başkanlıktan, vergilendirme ile ilgili konularda özelge niteliğinde olmayan görüş talep edebileceklerdir.
2- Özelgenin Konusu ve Kapsamı
Özelge, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulamaları bakımından, kendilerince açık olmayan ve tereddüt ettikleri konular hakkında yetkili makamlardan yazılı olarak açıklama talebinde bulunmaları üzerine yetkili makamlarca kendilerine verilen yazılı görüştür. Özelge talebi, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi uygulamaları ile ilgili işlemlerinin gerçekleşmesinden sonra yapılacak başvuruları kapsamamaktadır. Vergi Usul Kanunu’nun 120. maddesine göre vergi hataları ile ilgili yapılan düzeltme talepleri ve anılan Kanun’un 124. maddesine göre Maliye Bakanlığı’nca incelenecek olan şikâyet yoluyla müracaat talepleri, özelge kapsamında değerlendirilmemektedir.
Aşağıdaki konulara ilişkin olarak yapılan müracaatlar, özelge talebi kapsamında değerlendirilmemekte ve yetkili makamlar tarafından cevaplandırılmamaktadır.
- Başkalarının vergi durumları hakkında bilgi ve izahat talepleri,
- Yargıya intikal etmiş olaylara ilişkin özelge talepleri,
- Hakkında vergi incelemesi yapılmakta olan mükelleflerce veya vergi sorumlularınca incelemeye konu olan işlemlerle ilgili özelge talepleri,
- Somut bir olaya dayanmayan, teorik hususlara ilişkin bilgi ve izahat talepleri,
- Mücbir sebep hali ilanı, vergi borçlarının terkini, belge düzenine ilişkin yetkilerin kullanılması gibi kanunlarla uygulamanın tespitine dair Maliye Bakanlığı’na yetki verilen konulara ilişkin talepler.
Öte yandan, mükellefler ve vergi sorumluları tarafından sözlü ya da yazılı olarak veya internet aracılığıyla, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun veya 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu uyarınca yapılan talepler, özelge kapsamında değerlendirilmemektedir. Söz konusu taleplerin gereği, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ilgili birimlerince ve ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirilmektedir.
3- Özelge Talep Edilecek Merci
Özelge, mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından sürekli mükellefiyetlerinin bulunduğu vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklardan talep edilmektedir.
Diğer mükellef veya vergi sorumluları özelge talepleri için, ikametgâh veya kanuni merkezlerinin bulunduğu vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklara; ikametgâhı veya kanuni merkezi bulunmayanlar ise Ankara, İstanbul ve İzmir Vergi Dairesi Başkanlıklarından herhangi birine başvurabilmektedirler.
Özelge talepleri, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde(7) bir örneği yer alan Özelge Talep Formu kullanılmak suretiyle yapılmaktadır. Söz konusu form kullanılmaksızın yapılacak özelge talepleri kabul edilmemektedir.
4- Taleplerin Değerlendirilmesi ve Özelge Tayini
Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklar özelge taleplerini, yukarıda yer alan usul ve esaslar kapsamında değerlendirmektedir. Söz konusu usul ve esaslara aykırı bir durumun varlığı hâlinde, başvuru sahibine yazılı ve gerekçeli olarak gerekli bildirim yapılmaktadır.
İlgili makamlarca; konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından ilk defa özelge talep edilen hususlara ilişkin olarak özelge taslağı hazırlanarak, Gelir İdaresi Başkanlığı’na gönderilmektedir ve Komisyonun onayından sonra özelge tayin edilmektedir.
Komisyon, Başkanlık bünyesinde, Gelir İdaresi Başkanı veya tevkil etmesi hâlinde gelir yönetimi daire başkanlıklarından sorumlu olan bir başkan yardımcısının başkanlığında, üç kişiden az olmamak şartıyla gelir yönetimi daire başkanlıklarından sorumlu daire başkanlarından teşekkül etmektedir. Komisyona, gelir yönetimi daire başkanlıkları dışında bir daire başkanlığı tarafından özelge taslağı sevk edilir ise taslağı sevk eden daire başkanı da sevk edilen bu taslakla sınırlı olmak üzere üye sıfatıyla Komisyona katılmaktadır. Komisyon, mükelleflerin ve vergi sorumlularının özelge taleplerine uygun olarak özelge tayinine yetkili makamlarca hazırlanan özelge taslaklarını değerlendirerek tayin edilecek özelgeleri oluşturmaktadır. Komisyon, özelge taslaklarını oy çokluğu ile aynen veya değiştirerek onaylamaktadır. Komisyonun sekretarya hizmetleri, Komisyona özelge taslağını sevk eden daire başkanlığı tarafından yerine getirilmektedir.
Komisyonca onaylanmış özelgeler emsâl teşkil etmek üzere Özelge Otomasyon Sisteminde bu amaçla hazırlanan emsâl özelge havuzuna konulmaktadır.
Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklar, Komisyonda oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta özelge talebinde bulunulması hâlinde, Komisyon tarafından oluşturulan sirküler veya emsâl özelge havuzunda yer alan özelgelere uygun olmak şartıyla özelge verebilmektedir.
5- Özelge Talep Formu
Özelge talepleri, Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinde(8) bir örneği yer alan “Özelge Talep Formu” kullanılmak suretiyle yapılmaktadır. Söz konusu form kullanılmaksızın yapılacak özelge talepleri kabul edilmemektedir.
Özelge talep formu, üç bölümden ve uyarı kısmından oluşmaktadır:
Birinci bölümde gerçek ve tüzel kişilere ilişkin kişisel bilgiler yer almaktadır. Bu bölümdeki bilgiler kişiler hakkında genel bilgileri içermektedir.
İkinci bölüm, özelge talebinin içeriğinden oluşmaktadır. Bu bölümde, özelge talebinin hangi vergi kanun/kanunlarla ilgili oldukları, tereddüt edilen konunun özeti ve ilgili kişinin tereddüt edilen konu hakkındaki hukuki değerlendirmesi konularında genel bilgiler istenmektedir.
Üçüncü bölüm diğer bilgileri içermektedir. Bu kapsamda ilgili kişilerden, özelge başvuru dilekçesinin ekinde yer alan belgeler hakkında ve varsa SMMM ve YMM ye yönelik bilgiler istenmektedir.
Uyarılar kısmıda, özelgeyi hükümsüz kılan unsurlar ve idarece özelge talebinin reddedilecek haller yer almaktadır. Bu kapsamda, verilen özelgeler, özelgenin talep edildiği ilgili vergilendirme döneminde yürürlükte olan kanunlar çerçevesinde geçerli olacaktır. Olayın gerçek mahiyetinin mükellefin özelge talebinde belirttiği hususlardan farklı olduğunun anlaşılması durumunda ve Özelge Talep Formunun ve eklerinde yer alan bilgilerin gerçeği yansıtmadığının tespiti durumunda verilmiş olan özelge geçersiz olacaktır ve
1- Başkalarının vergi durumlarına ait bilgi ve açıklama talepleri söz konusu ise, 2- Mükelleflerce yargıya intikal ettirilen olaylara ilişkin özelge talepleri söz konusu ise,
3- Hakkında vergi incelemesi yapılmakta olan mükelleflerce incelemeye konu olan işlemle ilgili özelge talepleri söz konusu ise,
4- Somut bir olaya dayanmayan, teorik hususlara ilişkin bilgi ve açıklama talepleri söz konusu ise,
5- Vergi kanunlarının Maliye Bakanlığına yetki verdiği konulara ilişkin talepleri söz konusu ise,
6- Vergi Usul Kanunu’nun 124. maddesine göre Maliye Bakanlığı’nca incelenecek olan şikayet yoluyla müracaat talepleri söz konusu ise,
7- Başvuru sahibinin kimliği belirlenemiyorsa ve
8- Yetkili makamın talep edeceği ilave belge ya da bilgilerin zamanında verilmemesi durumunda
idare özelge talebini reddetmektedir.
6- Özelge Otomosyon Sistemi
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesinde yer alan “Sirküler ve vergi mahremiyetine ilişkin hükümler göz önünde bulundurulmak şartıyla özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca internet ortamında yayımlanır.” hükmü gereğince özelgeler Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sayfasında yayımlanmaktadır.
Gelir İdaresi Başkanlığı, özelge talebinde bulunulması, özelge taslaklarının; hazırlanması, Başkanlığa iletilmesi, Komisyonca onaylanması ve tayin edilmiş olan özelgelerle ilgili emsal özelge havuzu oluşturulmasını sağlamaya yönelik olarak bir Özelge Otomasyon Sistemi kurmuştur.
Bu kapsamda mükelleflerin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan örnek özelgelere daha kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilmeleri için hazırlanan kullanıcı dostu yeni özelge sayfası hizmete girmiştir(9).
Buna göre, özelge sisteminde mükellefler özelge talepleri için Vergi Dairesi Başkanlığı bulunan illerde bu birimlere, bulunmayan illerde ise Defterdarlıklara başvuracaklardır. Gelir İdaresi Başkanlığı merkezine doğrudan başvurma imkanı ortadan kaldırılmıştır.
Özelge taleplerinin, mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından mükellefi oldukları vergi dairesinin bağlı olduğu Vergi Dairesi Başkanlıkları ile Vergi Dairesi Başkanlığı bulunmayan illerde Defterdarlıklara yapılması esastır. Ancak, sürekli mükellef olmayanlar, ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinin bağlı olduğu Vergi Dairesi Başkanlıkları ile Vergi Dairesi Başkanlığı bulunmayan illerde Defterdarlıklara, Türkiye’de ikametgâhı bulunmayanlar ise Ankara, İstanbul veya İzmir Vergi Dairesi Başkanlıklarından herhangi birine başvurabileceklerdir.
Özelge başvuruları, özelge talep formu ile yapılacaktır. Başvuru formu (Ek Form) dışında dilekçe ile başvuran mükelleflere formu doldurması gerektiği bildirilecek ve form kullanılmadan yapılan başvurular kabul edilmeyecektir.
Özelgeler yetkili kullanıcılar tarafından, Özelge Otomasyon Sistemi kullanılarak hazırlanacak olup, bunun dışında kesinlikle özelge hazırlanmayacak ve mükellefe verilmeyecektir.
Özelge talep formu ve ekleri yetkili birimler tarafından taranarak özelge otomasyon sistemine aktarılacaktır. Özelge otomasyon sistemi kullanılarak hazırlanan özelge taslakları yetkili birimlerce GİB merkezine onay için gönderilecektir. GİB merkezde onay süreci Özelge Komisyonu onayı ile sonuçlanacaktır. Özelge Komisyonunca onaylanan özelgeler, otomasyon sistemi üzerinden yetkili birimlere gönderilecek ve yetkili birimce imzalanarak mükellefe verilecektir.
Onaylanan özelgelerin bir örneği sistem içinde örnek özelge havuzuna atılacaktır. Böylece tüm yetkili birimlerin bu özelgeleri görmeleri ve daha sonraki talepler için örnek olarak almaları mümkün olacaktır.
Özelge havuzunda örneği oluşan özelgeler için merkeze tekrar onaya gönderilmeyecektir. Özelge otomasyon sisteminde örnek alınan özelge ilgi tutularak özelge yine aynı şekilde özelge otomasyon sistemi kullanılarak oluşturulacaktır.
7- Özelgenin Hukuki Sonuçları
Vergi Usul Kanunu’nun 369. maddesi aşağıdaki gibidir(10):
“Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz.
Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ veya sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin genel tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup, geriye dönük olarak uygulanamaz. Şu kadar ki, bu hüküm yargı mercileri tarafından iptal edilen genel tebliğ ve sirküler hakkında uygulanmaz.”
İlgili madde hükmü uyarınca, yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları vergi cezası kesilmeyecek hallerden biri olarak sayılmıştır.
VUK’un 413. maddesinde de alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı istilzam etse dahi ceza kesilmeyeceği belirtilmiştir.
Buna göre, kendisine verilen özelgeye uygun hareket eden mükellef veya vergi sorumlusuna, bu hareketleri cezayı istilzam etse dahi ceza kesilmemektedir.
Öte yandan, mükellef ve vergi sorumlularının vergi cezasına muhatap tutulmamaları için, kendilerine verilmiş olan özelgenin, vergi uygulamaları ile ilgili işlemlerinin gerçekleşmesinden önce yapılan taleplere ilişkin olması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle VUK’un 369 ve 413. maddeler itibariyle özelge, yetkili makamlarca verildiği tarihten önce gerçekleştirilen işlemlerden dolayı vergi cezası kesilmesini engellememektedir.
Diğer taraftan, yukarıdaki ifade edilen özelge kapsamında olmadığı belirtilen hallerin varlığına rağmen, idarece verilmiş olan özelgeler de 369 ve 413. maddeler açısından hüküm ifade etmemektedir.
IV- SONUÇ
Özelge sistemi hakkında yapılan çalışmalar ve detaylarıyla yukarıda anlatılan düzenlemeler özelge sisteminin kurumsal bir kimlik kazanması açısından önem arz etmektedir. Yazı bu kapsamda özelge sistemini ele almış ve irdelemiştir.
Yazar:Mehmet KALKINOĞLU*
Yaklaşım / Aralık 2011 / Sayı: 228
http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/20111220646.htm