6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu İle Gelen Yenilikler-11. Giriş
1956 yılından beri yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, günümüz mevcut ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmıştır. Ekonomik ve hukuki gelişmeler, teknolojik hayatta yaşanan hızlı dönüşümler, uluslar arası piyasalarla bütünleşme ve A.B. uyum süreci yeni bir kanunu zorunlu ve kaçınılmaz kılmıştır. Bu yazıda, genel olarak 6102 sayılı Yeni TTK’nın oluşum süreci, önemli yürürlülük tarihleri ve şirketleri etkileyecek olan bir kısım yeniliklere ana hatları ile yer vermeye çalıştım.
2. Yeni TTK Süreci ve Yürürlülük Tarihleri
6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu yapım hazırlıkları 08.12.1999 tarihinde Prof. Dr. Ünal Tekinalp başkanlığında kurulan komisyonla başlamıştır. Oluşturulan kanun tasarısı akademisyenlerin, bürokratların, iş dünyası temsilcilerinin, ilgili kurum ve kuruluşların da görüş ve önerileri ile son halini alıp 13.01.2011 tarihinde TBMM Genel Kurulunda 6102 Sayılı Kanun numarası ile kabul edilip kanunlaşmış ve 14.02.2011 tarihinde de 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Kanunun yürürlük tarihi bazı istisnalar dışında 01.07.2012 olarak belirlenmiştir. 6762 Sayılı TTK 5 ana kitaptan oluşmakta iken 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu 6 ana kitap ve 1535 maddeden oluşmaktadır. 6102 Sayılı Yeni TTK’ya Ticari İşletme, Ticaret Şirketleri, Kıymetli Evrak, Deniz Ticareti ve Sigorta Hukuku kitaplarının yanı sıra daha önce kanunda yer almayan ‘Taşıma İşleri’ başlığı altında yeni bir kitap daha eklenmiştir. Kullanılan dil mevcut düzenlemeye göre daha anlaşılır ve sadeleştirilmiş olarak kullanılmıştır.
6102 Sayılı Yeni TTK, şirketleri dört temel kolon üzerine oturtmuştur. Bunlar;
1) şeffaflık,
2) adillik,
3) hesap verilebilirlik,
4) sorumluluktur.
Şeffaflık; münferit şirket veya şirketler topluluklarının finansal tablolarından, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporlarına, bağımsız denetimden, tüm denetleme raporlarına kadar bir çok alanda aranmıştır.
Adillik ilkesi ile; şirketçe alınan kararların menfaat sahiplerinin de menfaatlerini koruyup, onlara en az zarar verecek şekilde olması gerektiği anlaşılmalıdır. Yani şirketin alacağı kararlar salt şirket menfaatleri gözetilerek alınmamalıdır. Burada azınlık hakları, şirket alacaklıları gibi hususlar da kapsam dâhilinde düşünülmelidir.
Hesap verebilirlik; gerek yönetim kurulu raporlarında, gerekse bilgi akışı ve inceleme konularında şirketin hesap verme yükümlülükleri somutlaştırılarak düzenlenmiştir.
Sorumluluk, hesap verebilirliğe paralel olarak düzenlenmiştir. Teşkilat yönergesinde, şirkette her kademede karşılıklı sorumluluklar yer almıştır. Şirket kurullarının birbirlerine ve kamuya olan sorumlulukları kanunla da ayrıca düzenlenmiştir.
2.1. Yeni TTK’ da Farklılık Arz Eden Yürürlülük Tarihleri
6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu, istisnaları dışında, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Yürürlülük tarihleriyle ilgili dikkat edilmesi gereken tarihler ise genel olarak şunlardır:
.
1) 14.08.2012: Anonim ve limited şirketler esas sözleşmelerini bu tarihe kadar 6102 sayılı Yeni TTK ile uyumlu hale getirmek zorundalar.(6102 Sayılı Yeni TTK Madde 22) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bu maddede öngörülen süreyi ancak bir yıla kadar uzatabilir.
2) 01.01.2013: Bu tarihten itibaren muhasebe kayıtları ve finansal tabloların TMS1 /TFRS2 ’ ye göre düzenlenmesi gerekmektedir. (6102 sayılı yeni TTK Madde 1534/3).
TMS’ye göre mali tablolar karşılaştırmalı olarak hazırlanmalıdır. Bu sebeple 31.12.2012 tarihli mali tablolar TMS ile uyumlu hale getirilmelidir. Burada esas iş raporları hazırlayacak olan meslek mensuplarına düşmektedir. Yeni TMS süreci için en geç yılsonuna kadar süreleri olan muhasebe gruplarının bu yöndeki çalışmalarını hızlandırmaları, öncelikle kendilerini sonra şirketlerini bu sürece hazırlamaları gerekmektedir.
Kobiler için Kobilere özel TFRS uygulanacak olup Kobi Tanımı Yönetmeliği de ayrıca yayınlanacaktır.
3) 01.03.2013: Bağımsız denetçi seçilmesi için son tarihtir. Bağımsız denetçiler anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin yetkili organları tarafından 01.06.2012 ile 01.03.2013 tarihleri arasında seçilmelidir. Denetçi ataması yapmayan şirketlere mahkemece zorunlu bağımsız denetçi ataması yapılacaktır. (Geçici Madde 6/3).
Bağımsız denetçilerin kimler olabileceği hususunda yasada ; ‘Denetçi, ancak ortakları, yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan bir bağımsız denetleme kuruluşu olabilir. Orta ve küçük ölçekli anonim şirketler, bir veya birden fazla yeminli mali müşaviri veya serbest muhasebeci mali müşaviri denetçi olarak seçebilirler. Bağımsız denetleme kuruluşlarının kuruluş ve çalışma esasları ile denetleme elemanlarının nitelikleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan, Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir.’ (Madde 400/1) ibaresi yer almakta. Bu hususta Bağımsız Denetleme Yönetmeliği ve Denetçinin Denetimi Yönetmeliği henüz yayınlanmamıştır.
4) 01.07.2013: Sermaye şirketleri için açılması zorunlu internet sayfalarının hazırlanması ve yayınlanması için son tarihtir. (Madde 1534/1) Bu konu ile ilgili daha detaylı açıklama aşağıda ayrı bir başlık altında ele alınmıştır.
5) 14.02.2014: Anonim ve Limited şirketler sermayelerini bu tarihe kadar,6102 sayılı Yeni TTK’nın 332 ve 580’inci maddelerinde öngörülen tutarlara yükseltmek zorundadırlar. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bu süreyi birer yıl olarak en fazla iki defa uzatabilecektir.
Esas Sermaye sistemini kabul etmiş bulunan Anonim Şirketlerde asgari sermaye tutarı 50.000,00 TL, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan Anonim Şirketlerde asgari sermaye tutarı 100.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Limited Şirketlerde ise asgari sermaye tutarı 10.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
.
1Türkiye Muhasebe Standartları
2Türkiye Finansal Raporlama Standartları
Yukarıda ana hatları ile açıklamaya çalıştığım önemli değişikliklerden sonra 6102 sayılı Yeni TTK ile Ticaret sicil kayıtlarına ilişkin dikkat çeken yeniliklere, ticari defter tutma yükümlülükleri ve internet sitesi açma zorunluluğu ile ilgili hükümlere kısaca değinmeye çalışacağım.
3. Ticaret Sicil Kayıtlarına İlişkin Dikkat Çeken Yenilikler
Sicil kayıtlarının hatalı tutulmasından doğan zararların karşılanması konusunda mevcut kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de, doğan zararlardan devletin sorumlu olacağı belirtilmiş, yine de ticaret odalarına herhangi bir sorumluluk yüklememişti. Söz konusu bu kararnamenin kaldırılmasının ardından sorumluluğun kime ait olduğu konusunda açık bir hüküm bulunmamaktaydı. Söz konusu bu boşluk yeni TTK ile doldurulmuş ve ticaret sicilinin hatalı tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet ve ilgili odanın müteselsilen sorumlu olacağı kabul edilmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre, Devlet ve ilgili oda; doğan zararı sorumlu olan ticaret sicil müdürü, yardımcıları ve diğer personele kusurları oranında rücu edebilecektir. 3
Ticaret sicili müessesesine yönelik olarak getirilen en önemli yenilik; sicil kayıtlarının aleniyetinin sağlanması açısından, kayıtların elektronik ortamda tutulmasıdır. Ticaret sicil kayıtlarının elektronik ortamda tutulmasına ilişkin usul ve esaslar tüzükle gösterilecektir. 4
Yeni TTK’ da para cezası miktarları günün ekonomik koşullarına uygun olarak yeniden belirlenmiştir. Ticaret Sicil ile ilgili hapis de dahil olmak üzere çeşitli cezalara yer verilmiştir. Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen ilgili, sicil müdürü tarafından ikiyüz Türk Lirasından dörtbin Türk Lirasına kadar idari para cezasıyla cezalandırılır. 5
Tescil ve kayıt için bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Gerçeğe aykırı tescilden dolayı zarar görenlerin tazminat davası açma hakları da vardır.
4. 6102 Sayılı Yeni TTK ile Yasal Defter Tutma Yükümlülüklerini ve Cezai Hükümleri
Ticari defterlerin tutulmasında ulusal ve uluslar arası standartlar esas alınmıştır. Defterlerin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre tutulması, şirket mal varlığının açıkça görülebilecek şekilde ortaya konması zorunluluğu getirilmiştir. Kanun bu konudaki sorumluluğu şirket yöneticileri ile şirket Yönetim Kurullarına yüklemiştir. Yeni kanun ile ticari defter niteliği taşıyan defter sayısının arttığını görüyoruz. Yevmiye defteri, defteri kebir, envanter dışında pay defteri, yönetim kurulu karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi muhasebeyle ilgisi olmayan defterler de ticari defter sınıflarına eklenmiştir. Defterlerin, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulması emredilmiştir. Ayrıca tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikro fiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlü hale getirilmiştir. Bu konuda işletmeye elektronik ortamda tutma kolaylığı getirilse bile kırtasiye yükü arttı demek yerinde olacaktır.
3 6102-Madde/25
4 6102-Madde/24
5 6102-Madde/33
6 6102-Madde38
Yeni TTK ile Ticari defterlerin açılış ve kapanışlarında noter tarafından onaylanma zorunluluğu cezai hükümler ile revize edilmiştir. Cezai hükümlere aşağıda ayrıntılı yer verilecektir. Ticari defterlerin kapanış onayları, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılır. Şirketlerin kuruluşunda defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. Bununla birlikte; defter ve gerekli diğer kayıtların Türkçe tutulacağı yeni TTK’da açıkça düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme emredici niteliktedir. Buna göre; kısaltmaların, harflerin veya sembollerin kullanılması halinde bunların anlamları açıkça belirtilmelidir. Defterlerdeki kayıtlar, eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılmalıdır. Zamanında kayıt ile ne kastedildiği kanunda açık ve net bir düzenleme ile açıklığa kavuşturulmamıştır. “Zamanında” ifadesi hemen veya derhal anlamına gelmediği gibi, haftalara da izin vermemektedir. Zamanında ifadesi ile gerçekçi, ancak kısa bir süreye, yani muhasebeleştirmenin yapılmasına yetecek makul süreye işaret edilmek istendiği kanaatindeyim. Defterlerin düzen ilkesi içerisinde tutulması ile de yapılan iş ve işlemlerin kaydının zaman akışına göre, yani kronolojik sıra izlenerek, tarih ve belge numaraları dikkate alınarak yapılması gerektiği kastedilmektedir diye düşünmekteyim.
6102 sayılı Yeni TTK’ da 6762 sayılı TTK’ dan farklı olarak envanteri kolaylaştırıcı yöntemlere de değinilmiştir. Buna göre; çeşit, miktar ve değerlerin hesaplanmasında; sondaj yöntemi, matematiksel-istatistiksel yöntemler, fiziki sayım; dikkate alınan envanter yöntemlerindendir. Bunun yanında envanter yöntemleri konusunda Türkiye Muhasebe Standartlarına (TMS) uygun başkaca yöntemler de izlenebilmektedir.
Defter ve belgelerin ibrazı konusunda, saklanması zorunlu olan belgeleri, sadece görüntü veya başkaca bir veri taşıyıcısı aracılığıyla ibraz edebilen kişi veya kuruluşlar; ilgili giderleri kendisine ait olmak üzere, o belgelerin okunabilmesi için gerekli olan yardımcı araçları kullanıma hazır bulundurmakla da yükümlüdür. İhtiyaç olunduğu veya kendisinden istenildiği takdirde giderleri kendisine ait olmak üzere belgeleri bastırmalı ve yardımcı araçlara ihtiyaç duyulmadan okunabilen kopyalarını sunabilmelidir. Bu madde ile özellikle elektronik ortamda saklanan belgelerin ibrazına ilişkin tüm teknik ve mali sorumluluk işletme yöneticilerine yüklenmiştir.
Peki yukarıdaki esaslara uymayan işletmeler nasıl cezalarla karşılaşacaklardır?
• Kanunun belirlediği şekilde yukarıda saydığımız defter tutma yükümlülüğünü yerine getirmeyenler (TTK’nın 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca),
• belgelerin kopyasını sağlayamayanlar (TTK’nın 64 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca),
• defterlerin açılış ve kapanışlarını notere onaylattırmayanlar (TTK’nın 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca) ,
• defterleri usulüne uygun tutmayanlar (TTK’nın 65 inci maddesi uyarınca),
• hileli envanter çıkaranlar (TTK’nın 66. maddesi uyarınca),
• defter ve belgelerini basılı ortamda ibraz etmeyenler (TTK’nın 86. Maddesi uyarınca)
İkiyüz günden başlayan adli para cezası ile cezalandırılırlar.
Defter ve belgelerini Türkiye Muhasebe Standartlarına ve Uluslar Arası Finansal Raporlama Standartlarına göre hazırlamayanlar ise yüz günden üç yüz güne kadar adli para cezasına çarptırılırlar. Bu konuda ilgili yönetmelikleri ve istisnaları Bakanlıkça yetki verilen kurul ve kuruluşlar yayınlayacaktır. Şu an için bu kurul 660 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu olarak belirlenmiştir.
Burada işletmeler tarafından adli ve idari para cezalarının çok fazla anlaşılmadığını ya da karıştırıldığını gördüğüm için ek bir açıklama yapma gereği duymaktayım. Adli para cezaları ile idari para cezaları arasındaki en önemli fark infaz aşamasında ortaya çıkmaktadır. Adli para cezaları ödenmediğinde hapis cezasına çevrilebilip, hapis cezası olarak infaz edilebilmekte iken, idari para cezaları ödenmediği taktirde bu cezalar hapis cezasına çevrilip hapis cezası olarak infaz edilememektedir.
5. İnternet Sitesi Açma Zorunluluğu ve Cezai Hükümleri
6102 sayılı Yeni TTK ile sermaye şirketlerine internet sitesi açma zorunluluğu kanunun 1524. Maddesi ile bir yenilik olarak getirilmiştir. Yani özel olarak belirtmek gerekir ki; web sitesi kurma zorunluluğu toplumda algılananın tersine her şirket için değil sadece sermeye şirketleri için geçerlidir. Bu zorunluluk, limited, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler içindir. Burada esas dayanak noktası, bu şirketlerin gerek kendi ortaklarına gerekse kamuya olan sorumlulukları açısından şeffaflık temelinde ele alınmıştır.
Her sermaye şirketi, bir internet sitesi açmak, şirketin internet sitesi zaten mevcutsa bu sitenin belli bir bölümünü aşağıdaki hususların yayımlanmasına özgülemek zorundadır. Yayımlanacak içeriklerin başlıcaları şunlardır:
a) Şirketçe kanunen yapılması gereken ilanlar.
b) Pay sahipleri ile ortakların menfaatlerini koruyabilmeleri ve haklarını bilinçli kullanabilmeleri için görmelerinin ve bilmelerinin yararlı olduğu belgeler, bilgiler, açıklamalar.
c) Yönetim ve müdürler kurulu tarafından alınan; rüçhan, değiştirme, alım, önerilme, değişim oranı, ayrılma karşılığı gibi haklara ilişkin kararlar; bunlarla ilgili bedellerin nasıl belirlendiğini gösteren hesapların dökümü.
d) Değerleme raporları, kurucular beyanı, payların halka arz edilmesine dair taahhütler, bunlara ait teminatlar ve garantiler; iflasın ertelenmesine veya benzeri konulara ilişkin karar metinleri; şirketin kendi paylarını iktisap etmesi hakkındaki genel kurul ve yönetim kurulu kararları, bu işlemlerle ilgili açıklamalar, bilgiler, belgeler.
e) Ticaret şirketlerinin birleşmesi, bölünmesi, tür değiştirmesi hâlinde, ortakların ve menfaat sahiplerinin incelemesine sunulan bilgiler, tablolar, belgeler; sermaye arttırımı, azaltılması dâhil, esas sözleşme değişikliklerine ait belgeler, kararlar; imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu kararları, menkul kıymet çıkarılması gibi işlemler dolayısıyla hazırlanan raporlar.
f) Genel kurullara ait olanlar dâhil her türlü çağrılara ait belgeler, raporlar, yönetim kurulu açıklamaları.
g) Şeffaflık ilkesi ve bilgi toplumu açısından açıklanması zorunlu bilgiler.
h) Bilgi alma kapsamında sorulan sorular, bunlara verilen cevaplar, diğer kanunlarda pay sahiplerinin veya ortakların aydınlatılması için öngörülen hususlar.
ı) Finansal tablolar, kanunen açıklanması gerekli ara tablolar, özel amaçlarla çıkarılan bilançolar ve diğer finansal tablolar, pay ve menfaat sahipleri bakımından bilinmesi gerekli finansal raporlamalar, bunların dipnotları ve ekleri.
i) Yönetim kurulunun yıllık raporu, kurumsal yönetim ilkelerine ne ölçüde uyulduğuna ilişkin yıllık değerlendirme açıklaması; yönetim kurulu başkan ve üyeleriyle yöneticilere ödenen her türlü paralar, temsil ve seyahat giderleri, tazminatlar, sigortalar ve benzeri ödemeler.
j) Denetçi, özel denetçi, işlem denetçisi raporları.
k) Yetkili kurul ve bakanlıkların konulmasını istedikleri, pay sahiplerini ve sermaye piyasasını ilgilendiren konulara ilişkin bilgiler.
Kanunun bu maddesinde öngörülen internet sitesini 01.07.2013 tarihine kadar oluşturmayan veya internet sitesi mevcut ise aynı süre içinde internet sitesinin bir bölümünü bilgi toplumu hizmetlerine özgülemeyen, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, limited şirket müdürleri ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette yönetici olan komandite ortaklar altı aya kadar hapis ve yüz günden üçyüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacaklardır. Yine aynı madde uyarınca internet sitesine konulması gereken bilgileri koymayan, bu bentte sayılan ilgililer üç aya kadar hapis ve yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar.
Önerim şudur ki sermaye şirketlerinin yukarıda sayılan hususlarda kendileri dışında yaşanabilecek aksaklıklardan kendilerini cezai ve parasal yaptırımlardan korumaları için internet sitesi hizmeti aldıkları kişi ve kuruluşlarla ayrıntılı bir sözleşme yapmalarıdır. Sözleşme yapacak bu şirketler, kendilerinden kaynaklı olmadığını ispat ettikleri noksanlıklarla ilgili hükümlerde, sorumluluğu rücu etmeye gerek kalmaksızın sözleşme imzaladıkları internet sitesi kurucularına yükleyebileceklerdir. Şirket yöneticilerinin bu konuda avukatları ve müşavirleri ile ortak bir çalışma yapmaları daha sağlıklı olacaktır.
6. SONUÇ
Yeni kanunla beraber iş dünyasının sadece yeni kurallara değil yeni vizyon ve misyona da kavuşacağını görmekteyiz. Kanunun şu anki halinde aksak kalan bazı yanları olsa bile bunların da en kısa zamanda düzenlenebileceğini düşünmekteyim. Bardağın dolu tarafından da boş tarafından da bakmak bizim seçimimiz. Ne tarafından bakarsak bakalım bizi bekleyen sürece hazır olmak zorunda olduğumuzu unutmamalıyız.
Reyhan AKTAR
SMMM
smmmreyhanaktar@hotmail.com
http://muhasebenet.net/haber.php?haber_id=1464