BASIN AÇIKLAMASI MESLEKİ SORUNLARA İLİŞKİN ÖZET AÇIKLAMALARMESLEKİ SORUNLARA İLİŞKİN ÖZET AÇIKLAMALAR
Başta Maliye bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olmak üzere tüm Devlet birimlerine vergi ve sosyal güvenlik bildirimleri ve diğer mali bildirimler ile ilgili ve akışı beyanlarının tanzimi ve gönderimi meslek mensuplarımız tarafından yapılmaktadır. Ayrıca BBDK, SPK, EPDK ve Hazine Müsteşarlığı gibi, ekonomideki diğer düzenleyici ve denetleyici kamu kurumları da meslek mensuplarımızdan hizmet almaktadırlar. Sistemin başarılı çalışmasında kamu görevlilerinin olduğu kadar meslektaşlarımızın payının en üst seviyelerde olduğu bütün kamuoyunca bilinmektedir.
Meslek Mensuplarının Sorumluluğu:
Gerek YMM’Lerin tastikden doğan, gerekse de SMMM’lerin beyanname ve mali tablo imzalamaktan doğan sorumlulukları yeniden düzenlenmelidir. Meslek mensubunun sorumluluğu denetim standartları kapsamında yapılması gereken çalışmalar çerçevesinde değerlendirilmelidir. Şu an çalışmaları devam eden bazı vergi kanunları değişikliklerinin sunduğumuz önerileri dikkate alınarak yasalaşması sağlanmalıdır.
Örneğin; Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesinin Ek: 3/3’üncü maddesinde meslek mensupları mükellef ile birlikte vergi aslından müştereken ve müteselsilsen sorumlu tutulmaktadır. Meslek mensubunun vergi aslından sorumlu tutulması yanlış bir uygulamadır. Meslek mensubu kendi hatası nedeniyle mükellefine uygulanan vergi ziyaı cezası, faiz ve özel usulsüzlük cezasından devlete karşı değil, kendi müşterisine karşı sorumlu olmalıdır.
Beyan, Bildirim ve Formlara İlişkin Sorunlar;
Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile diğer kurumlarca son yıllarda istenen bilgi, beyan ve formların sayısı oldukça artmıştır. Yasal düzenlemelere bakıldığında bu bildirimlerin muhatabı mükellefler görülmektedir. Ancak mükellefler ile Ticaret ve Sanayi Odalarının, doğrudan kendilerini ilgilendiren sorunlar konusunda ilgisiz kalmaları nedeniyle, bu tür düzenlemelerin muhatabı biz meslek mensupları olmaktadır. Ülkemizin ve ticari hayatın rekabetçi koşulları ve kendi iç dinamikleri nedeniyle yaptığımız çalışmaların karşılığını ücret olarak nakde dönüştüremediğimiz için her yeni düzenleme meslek mensuplarımız için bir külfet oluşturmaktadır.
Bu nedenle yapılan ve yapılacak yeni düzenlemeler konusunda meslek örgütü olarak TÜRMOB’un görüşlerinin alınması, hem meslek mensuplarına ilave iş yükü ve sorun getirmesini önleyecek, hem de yapılan düzenlemelerin amacının meslek mensuplarına daha iyi anlatılmasını sağlayacaktır. Bu başlık altındaki sorunlarımıza örneklerle değinmek gerekirse;
Ba-Bs Formları:
Ba-Bs Formları:
Uygulamanın başlangıcında yılda bir kere alınan bu formlar; süreç içerisinde bilindiği gibi aylık hale getirilmiştir. Verilme zamanı da değiştirilerek izleyen ayın sonu olmuştur.
Yine bildirim verilme süresini izleyen ilk 10 gün içinde yapılan düzeltmeler cezasız olarak yapılabilmekte; sonraki 15 gün içinde 1/5 oranında bir ceza, daha sonraki düzeltmelerde ise tam özel usulsüzlük cezası uygulanmaktadır. Ba-Bs Formlarının hiç alınmaması gibi bir talebimiz yoktur. Bu formların sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanımında Gelir İdaresi Başkanlığının en etkin mücadele aracı olduğunun meslek örgütü olarak bilincindeyiz.
Ancak en azından izleyen beyan dönemine ait Ba-Bs formlarının verildiği döneme kadar yapılan düzeltmelere ceza kesilmemesi yerinde olacaktır. 1/5 oranındaki ceza uygulaması da, yukarıdaki süreden sonra ilgili takvim yılı gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinin verilme süresi sonuna kadar yapılacak düzeltme işlemlerine uygulanmalıdır. Sistem bu haliyle hiç beyan vermeyen ile beyanı vereni aynı oranda cezalandırmaktadır. Bu da süresinde mükellefiyetini yerine getiren ama koşullar itibariyle eksik veya hatalı bildirimde bulunanı düzeltme yapmaktan uzaklaştırmaktadır.
4. Dönem Geçici Vergi Beyanı Kaldırılmalıdır:
Son dönem geçici vergi beyannamelerinin alınmasından vazgeçilmelidir. Bilindiği üzere son dönem geçici vergi beyannamelerinin 14 Şubat'a kadar verilmesi gerekmektedir. Son dönem geçici vergi beyannamesi esas itibariyle yıl içindeki üç geçici vergi döneminden farklı özellikler arz etmektedir. Yılın son dönem geçici vergi beyannamesi olması sebebiyle; değerleme ve envanter işlemlerinin daha bir hassasiyetle yapılması, amortisman ve karşılıkların ayrılması adeta geçici olmaktan ziyade kalıcı mali tablolar oluşturulması gerekmektedir.
Müşteri Bildirim Listeleri Kaldırılmalıdır:
Otomasyon sistemine geçmeyen vergi dairesi veya mali müdürlüğü nerdeyse kalmamıştır. Hal böyle olunca meslek mensubunun kendi şifresiyle gönderdiği beyannameler idare tarafından bilinmektedir. Bunun tekrar bir liste halinde ( yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri imzalanan müşterilerin listelerinin vergi dairesine bildirilmesi) verilmesine gerek yoktur. Bu nedenle de müşteri bildirim listelerinin verilmesi uygulaması kaldırılmalıdır.
Yıllık Mizan Bildirimleri:
Yıllık olarak alınmak suretiyle başlayan bu uygulamanın da; Ba, Bs formları örneğinde olduğu gibi zaman içinde üç aylık veya aylık hale gelme ihtimali bugünden meslek örgütünün gündemine girmiştir.
Ayrıca alınan mizanların meslekte haksız rekabete kaynak teşkil eden, eksik hizmet suretiyle avantaj sağlayan durumların ortadan kaldırılması ve mesleki kalitenin yükseltilmesine katkı sağlaması bakımından; Alıcılar, Satıcılar, Bankalar, Pos cihazı hareketleri, Alınan ve Ödenecek çekler ile Alacak ve borç senetleri hesapları yönünden irdelenmesinde yarar vardır. Yapılacak irdelemeler sonucunda tespit edilecek eksiklikler ceza uygulamasına konu edilmeksizin; ilgili meslek mensubunun bağlı bulunduğu odalara bildirilmeli ve geçiş süreci eğitim amacına hizmet eder bir şekilde yapılandırılmalıdır. Yani özet olarak meslek mensubu bu anlamda tıpkı Ba, Bs formlarında olduğu gibi herhangi bir usulsüzlük cezası ile karşı karşıya kalmamalıdır. Bunun için mizanlar, bilanço ve gelir tabloları gibi gelir ve kurum beyannamelerinin eki olarak alınmalıdır.
Katma değer vergisi ve muhtasar beyanname birleştirip tek beyan olarak alınmalı, 2 Nolu KDV gibi diğer beyanlarda asıl beyanname içinde dahil edilmelidir.
SOSYAL GÜVENLİK İLE İLGİLİ TALEPLERİMİZ
İdari para cezaları yeniden düzenlenmelidir.
5510 sayılı yasada yer alan idari para cezaları, asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanmaktadır. 5510 sayılı yasada düzenlenen idari para cezalarının genellikle her bir işçi başına ayrı ayrı hesaplandığı göz önüne alındığında ceza tutarı ile fiil arasında ölçülülük prensibinden uzaklaşılmaktadır.
Diğer tarafdan, 5510 sayılı Yasanın yeni olması ve uygulamacılarının da yasaya tam olarak vakıf olamaması, işverenlerin cezalı durumlar ile karşılaşmalarına yol açmakta, meslek mensuplarınca da yasanın uygulanmasından kaynaklanan teknik sorunlar işverene anlatılmasında yaşanan sorunlar nedeniyle, cezaların bazen meslek mensuplarınca üstlenmesi sonucunu doğurmaktadır.
SGK mevzuatının tam olarak uygulanması için belirli bir sürenin geçmesi gerektiği ve bu sürenin de henüz tekemmül etmediği kabul edildiğinde, 5510 sayılı Yasada yer alan idari para cezalarının gözden geçirilerek, ceza tutarlarının azaltılması gerektiği izahten varestedir.
Eksik Gün Bildirimlerinin Kaldırılması
Sosyal Sigorta işlemleri yönetmeliğinin 102. Maddesi uyarınca verilmesi gereken eksik gün bildirimine ilişkin bilgi formu (Ek-10) kuruma verilmektedir.
Küçük ölçekteki bir başka deyişle işçi sayısı Ellinin altındaki işyerlerinde de eksik gün bildirimini aylık prim ve hizmet belgesinde belirtilmesi yeterli görülerek, bu işyeri için ayrıca eksik gün bildirim formu ile eki belgeler eksik gün bildirimi nedenlerinden aylık prim ve hizmet aranmaması eşitlik prensibi açısından gerekli olup, bu konuda Sosyal Sigorta işlemleri yönetmeliğinde değişiklik yapılması yararlı olacaktır.
Süresinde yerine getirilmeyen yükümlülüklerle ilgili olarak kolaylık sağlayan düzenlemeler yapılmalıdır.
İşverenlere önemli yükümlülük ve ödevler yükleyen 5510 sayılı Yasada, vergi kanunlarında yer alan pişmanlık, uzlaşma, düzeltme ve indirim gibi kolaylıklar yer almadığı gibi, mücbir sebeplerede bu yasada yer verilmemiştir. Dolayısıyla, 5510 sayılı Yasada yapılacak yeni düzenlemelerle V.U.K’nunda yer alan pişmanlık, uzlaşma, düzeltme ve indirim mekanizmalarına benzer kolaylıklar ile mücbir sebep hallerinde yasada yer verilmesinde yarar bulunmaktadır, mücbir sebep hali ile düzenlemeler yapılırken, işverenlerin yükümlülüklerini işveren adına yerine getiren meslek mensupları nezdinde gerçekleşen mücbir sebeplerinde kapsama alınarak düzelme yapılmalıdır.
MESLEK MENSUPLARININ SORUNLARIYLA İLGİLİ İSTEKLER:
1) Mesleki Ücret Tarifesi:
Yıllardan beri sorunlar yaşanan ücret tarifemiz 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu uygulaması da dikkate alınarak, zamana endeksli bir ücret tarifesine dönüştürülmeli ve bağımsız denetim ücretlerini de kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
2) Meslek Mensuplarının İş Sahipleri İle Yaptıkları Sözleşmeler Damga Vergisinden İstisna Edilmelidir:
Meslek mensupları ile iş sahipleri arasında düzenlenen hizmet sözleşmeleri damga vergisinden istisna edilmelidir. Sözleşmeler üzerinden hesaplanan damga vergileri çok cüzi tutarlar olmasının yanında, gereksiz yere beyanname verme, beyannameyi atlamanın stresini yaşama, müşteri firma ile damga vergisi tahsilatı hususunda sıkıntılara yol açmaktadır.
3) KDV'yi Doğuran Olay Tahsilata Bağlanmalıdır:
Serbest meslekte vergiyi doğuran olay, hizmet karşılığı bedelin tahsil edilmesi olarak yeniden düzenlendiğinde Katma Değer Vergisi Kanunu ile Gelir Vergisi Kanunu arasındaki çelişkinin giderilerek serbest meslek erbabının, mesleklerine özgü işleyiş açısından alamadıkları hatta belki de hiç tahsil edemeyecekleri bir paranın KDV'sini ödemek zorunsa bırakılmaması gerekmektedir. Bu nedenle Gelir Vergisi Kanunu'nun 67'inci maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanununun 10'uncu maddesi arasındaki çelişkiyi düzeltici yasal düzenleme mutlaka yapılmalıdır.
4) Serbest Meslek Yıpranma İndirimi Getirilmelidir:
Serbest Meslek Erbabının elde ettiği Gayri safi hasılattan, faaliyetin ilk 5 yılında yıllık %10, sonraki yıllarda %20 Nispetinde "Mesleki Yıpranma" payının Yıllık Beyannamelerinden indirim yapma hakkı tanınmalıdır.
Serbest meslek erbabı olabilmek için uzun bir eğitim öğretim sürecinden geçilmesi gerektiği tüm taraflarca kabullenilen bir gerçektir. Vergi Hukukumuzdan gerek ticari ve gerekse mesleki faaliyetin sürdürülebilmesi için amortismana tabi iktisadi kıymetlerin itfa edilmesi sistemi benimsenmiştir. Ancak; insan beyninin yıpranması hesaba katılmamıştır. Oysa Mesleki Yıpranma, birçok gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de basın iş kolunda ve diğer bazı mesleklerde uygulanmaktadır.
5) Bilgisayar ve Yazılım Giderleri 2 Yıl Amorti Edilmelidir:
Serbest meslek erbaplarının satın almış oldukları büro makineleri, bilgisayarları ve yazılım giderlerinin 2 yıl içinde amorti edilerek giderleşmesi sistemi getirilmelidir.
Son yıllarda teknoloji hızla ilerlemekte olup, makine ve demode duruma düşmektedir. Serbest meslek erbapları satın almış oldukları bilgisayar ve büro makineleri ile programlar için yaptıkları harcamaların limitlere bağlı kalınmaksızın iki yılda giderleştirmeleri olanağı sağlanmalıdır.
6) Serbest Meslek Giderleri Yeniden Düzenlenmelidir:
Serbest Meslek mensuplarının giderlerini düzenleyen Gelir Vergisi Kanununun 68. maddesi’nin 1. fıkrasında yer alan “Genel Gider” kavramının daha açık yazılması gerektiği kanaatindeyiz. Örneğin, Serbest Meslek mensuplarının giyim giderlerinin, temsil ve ağırlama giderlerinin açık açık tanımlanması gerekir. Mesleki faaliyetlerle ilgili “temsil-ağırlama giderlerinin” gider yazılabileceği kanunda açıkça belirtilmelidir.
Ahmet COŞAR
ASMMMO Başkanı
http://adanasmmmo.org/govde_detay.php?id=580