FACEBOOK TAKİP ETMEK İÇİN BEĞEN

2012 YILI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2012 YILI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2011 Perşembe

2012 Yılı gelir vergisi dilimleri

 

2012 Yılı gelir vergisi dilimleri



2012 yılında uygulanacak olan gelir vergisi dilimleri (tarifesi) belirlendi.
2012 yılında ücret dışı gelirlere uygulanacak olan gelir vergisi tarifesi aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.

01.01.2012 tarihinden itibaren ücret dışı gelirlere uygulanacak tarife



  • 10.000,00-TL’ye kadar olan gelirler için uygulanacak olan oran %15,

  • 25.000,00-TL’nin 10.000,00-TL’si için 1.500,00-TL fazlası için %20,

  • 58.000,00-TL’nin 25.000,00-TL’si için 4.500,00-TL fazlası için %27,

  • 58.000,00-TL’den fazlasının ilk 58.000,00-TL’si için 13.410,00-TL fazlası için %35 olarak belirlenmiştir.


 

 

.

.

.

.

19 Aralık 2011 Pazartesi

Emekli aile hekimlerinin aylığı kesilmemeli / ALİ TEZEL

 

Emekli aile hekimlerinin aylığı kesilmemeli


 

Emekli olmuş hekim ve sağlık personelinin Aile Hekimliği merkezlerinde çalışmaya başlaması ile SGK emekli aylıklarını kesiyor ama bu yasal değil bu konuda yasal boşluk var… Emekli aylığı kesilen doktor, hemşire ve sağlıkçılara dava açmalarını tavsiye ederim…

 

Son günlerde Aile Hekimleri ile Aile Hekimliği Personelinden çok sayıda mektup gelmeye başladı. Sosyal Güvenlik Kurumu, emekli olmuş da Aile Hekimliği sözleşmesi imzalamış emekli hekimler ile emekli sağlık personelinin aylıklarını kesmiş, ödediklerini de faiziyle geri istiyormuş.

 

***Emeklilerin çalışması

Emekli olanların çalışması yasak değildir ama özel sektörde çalışırlarsa emekli aylıklarını alıp SGK’ya da çalıştıkları işyerinden aldıkları ücret üzerinden SGDP (Sosyal Güvenlik Destek Primi) öderler. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarında işe girerlerse 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesine göre emekli aylıklarını kaybederler.

 

***Aile Hekimleri kamu personeli değildir

Aile hekimleri ile Aile Hekimliği Personeli kamu personeli değildir. Esasen Aile Hekimleri, kendi muayenesi olan ve kendi muayenehanesi için Sağlık Bakanlığı ile belli bir nüfusa sağlık hizmeti vermek üzere sözleşme yapmış vergi mükellefi hekimdirler. Aile Hekimliği personeli de Aile Hekiminin yanında işe girmiş kişilerdir.

Aile Hekimleri ve personeli, kamuda çalışma şekillerini belirleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi değillerdir. Aynı zamanda 657 sayılı DMK’nın 4 üncü maddesinin hiçbir biçimine de bağlı değillerdir.

Bunu, 5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun’unun da açıkça özellikle de 3 üncü maddesinde görmekteyiz.

“Madde 3 - … 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırmaya…

Sözleşmeli olarak çalışan aile hekimi ve aile sağlığı elemanları kurumlarında aylıksız veya ücretsiz izinli sayılırlar ve bunların kadroları ile ilişkileri devam eder…

 

***Emekli Aile Hekimi ve personelinin emekli aylığı kesilmemeli

Kamuda işe giren emeklilerin aylıkları 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi gereğince kesilmektedir. Maddeye göre; “…Sağlık Bakanlığının tabip ve uzman tabip kadrolarına yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar.

Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.

Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar…” demektedir. Bu düzenlemeye göre özellikle emekli hekimlerin emekli aylığı kamuda işe başlasalar da kesilemez, Aile Hekimleri ve personeli ise kamu çalışanı sayılmaz.

http://www.alitezel.com/tezel/index.php?sid=yazi&id=5062

ÖDENMEMİŞ SOSYAL GÜVENLİK PRİMLERİ(muhasebe kayıtları)

ÖDENMEMİŞ SOSYAL GÜVENLİK PRİMLERİ-II

 

III- ÖDENMEMİŞ SOSYAL GÜVENLİK PRİMLERİNİN MUHASEBE KAYDI VE BEYANNAMEDE GÖSTERİLMESİ

 .

.

A- SİGORTA PRİMLERİNİN TAHAKKUK KAYDI

Hizmet erbabının ücretine ilişkin gider kaydı aşağıdaki gibi yapılacaktır. (Hizmet işletmesinde üretilen hizmetler için yapılan giderler ise 740-Hizmet Üretim Maliyeti, maliyet unsuru ise 720-Direkt İşçilik Giderleri hesabına borç kaydı yapılır.)

---------------------------------------------///-------------------------------------------------

770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ HESABI                                          XXX

335 PERSONELE BORÇLAR HESABI                                                                    XXX

360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HESABI                                                      XXX

361 ÖDENECEK SOSYAL GÜVENLİK KESİNTİLERİ HESABI                               XXX

---------------------------------------------///--------------------------------------------------

Sigorta primleri aynı yıl içinde Kurum’a ödenirse muhasebe kaydı şöyle olacaktır.

---------------------------------------------///-------------------------------------------------

361 ÖDENECEK SOSYAL GÜVENLİK KESİNTİLERİ HESABI               XXX

100 KASA HESABI / 102 BANKALAR HESABI                                                       XXX

---------------------------------------------///--------------------------------------------------

B- ÖDENMEMİŞ SİGORTA PRİMLERİNİN DÖNEM SONU KAYDI

Daha önceden tahakkuk kayıtları yapılmış olup, Aralık ayına isabet eden primler hariç olmak üzere ödenmemiş sigorta primleri tutarının, 361-Ödenecek Sosyal Güvenlik Kesintileri hesabının borcuna karşılık, 368-Vadesi Geçmiş Ertelenmiş veya Taksitlendirilmiş Vergi ve Diğer Yükümlülükler hesabının alacağına kaydedilmesi gerekmektedir. Vergi matrahının tespiti yönünden ödenmeyen sigorta priminin işçi veya işveren payı olup olmamasının bir önemi olamadığını daha önce ifade etmiştik. Ayrıca ödenmeyen prim borcunun kanunen kabul edilmeyen giderler hesabına da kaydedilmesi gerekmektedir.  Bu muhasebe kayıtlarından sonra 361-Ödenecek Sosyal Güvenlik Kesintileri hesabının bakiyesi Aralık ayına ilişkin primlerin tutarına eşit olacaktır. Fakat Aralık ayının son günü tatil gününe rastlamışsa ve Aralık ayında ödenmesi gereken Kasım ayı primi dönem sonunda ödenmemiş ise bu tutar da vadesi takip eden ilk iş gününe uzayacağı için 361-Ödenecek Sosyal Güvenlik Kesintileri hesabının alacak bakiyesinde kalacaktır.

---------------------------------------------31/12/-------------------------------------------------

361 ÖDENECEK SOSYAL GÜVENLİK KESİNTİLERİ HESABI               XXX

368 VADESİ GEÇMİŞ ERTELENMİŞ VEYA

TAKSİTLENDİRİLMİŞ VERGİ VE DİĞER YÜK. HESABI                                 XXX

---------------------------------------------///------------------------------------------------------

950 KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLER HESABI                    XXX

951 KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLER KARŞ.HESABI                          XXX

---------------------------------------------///-------------------------------------------------------

Burada çalışmış olan nazım hesaplar beyanname üzerinde gösterilmelidir. Böylece hem muhasebenin temel ilkeleri gereği ve gerçek durumu yansıtması için ödenmeyen sigorta primlerinin yevmiye kaydında gider olarak görülmesi sağlanmış, hem de ödenmemiş olan sigorta primlerinin, mali kâra geçişte gider olarak dikkate alınmaması sağlanmış olmaktadır.

Ödenmemiş sosyal güvenlik primleri dolayısıyla kanunen kabul edilmeyen giderlere aktarılacak tutara, yıl sonunda yukarıdaki gibi kaydedilen tutarın yanında, varsa Ocak ayı geçmesine rağmen ödenememiş olan Aralık ayı primlerinin de dahil edileceği tabiidir([1]).

Burada 360-Ödenecek Vergi ve Fonlar hesabı ve 361-Ödenecek Sosyal Güvenlik Kesintileri hesabı ile ilgili olarak, mali tablolarda vadesi geçtiği halde ödenmemiş hiçbir borcun yer almaması gerekmektedir. Vadesi geçmiş ve ödenmemiş borçlar, 360-Ödenecek Vergi ve Fonlar hesabı ile 361-Ödenecek Sosyal Güvenlik Kesintileri hesabından alınıp, mali tablo aşamasında 368-Vadesi Geçmiş Ertelenmiş veya Taksitlendirilmiş Vergi ve Diğer Yükümlülükler hesabına mutlaka aktarılması gerekmektedir.  Bu tutarların mali tabloda 360-Ödenecek Vergi ve Fonlar hesabı ile 361-Ödenecek Sosyal Güvenlik Kesintileri hesabı içerisinde bırakılmış olması, işletmenin bu tür borçlarını hep zamanında ödediği gibi bir görüntü ortaya koymak suretiyle mali tablo okuyucusunun aldanmasına neden olmaktadır. Bu durumda muhasebenin temel kavramlarından olan, Tam Açıklama Kavramı ile Sosyal Sorumluluk Kavramı gözden kaçırılmış olacaktır.

C- SİGORTA PRİMLERİNİN ÖDENDİĞİ DÖNEMDEKİ KAYDI

Ödenmeyen sigorta primlerinin sonraki dönemlerde Sosyal Güvenlik Kurumuna ödemesinin yapılması sonucu aşağıdaki muhasebe kaydının yapılması gerekmektedir.

---------------------------------------------///---------------------------------------------

368 VADESİ GEÇMİŞ ERTELENMİŞ VEYA TAKSİTLENDİRİLMİŞ

VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER HESABI                              XXX

100 KASA HESABI / 102 BANKALAR HESABI                                                       XXX

---------------------------------------------///---------------------------------------------

960 İNDİRİLECEK GELİRLER HESABI                                                  XXX

961 İNDİRİLECEK GELİRLER KARŞILIĞI HESABI                                                XXX

---------------------------------------------///---------------------------------------------

Ödenmemiş sigorta primlerinin ödemenin yapıldığı yılda mali kârın tespitinde “indirim” olarak dikkate alınabilmesi için, ilgili olduğu dönemde ticari kazancın tespitinde indirilmiş olmakla birlikte mali kâra ilave edilmiş olması gerekmektedir. Gider kaydedilen ödenmemiş sigorta tutarının fiilen ödeme yapılmadığı için giderlerden çıkartılıp başka bir hesaba alınması (180-280-Gelecek Aylara veya Yıllara Ait Giderler hesapları ya da 131-Ortaklardan Alacaklar hesabı gibi…) vergi ziyaına neden olmasa da, bu tür kayıtlar işletmecilik prensiplerine, Tekdüzen Muhasebe Sistemine ve uluslararası muhasebe standartlarına uygun olmadığı tabidir([2]). Bu durumda yapılması gereken, yevmiye kaydına gider yazılması ve süresinde ödenmeyen sigorta prim tutarının kanunen kabul edilmeyen giderler hesabına aktarılması olacaktır.

D- ÖDENMEMİŞ SİGORTA PRİMLERİNİN YILLARA SARİ İNŞAAT VE ONARMA İŞLERİNDE KAYDI

Yıllara sari inşaat ve onarma işlerinde kazanç işin bittiği yılda beyan edileceğinden, cari yılda ödenmeyen sigorta primlerinin giderlerden çıkarılmasına gerek yoktur. Ancak, işin bittiği yılda beyannamede o işe ait ödenmeyen primlerin mali kârın hesabında dikkate alınması gerektiği tabiidir.

Örnek: İnşaat Ltd. Şti. yıllara sari inşaat işiyle uğraşmakta olup, 2010 yılında 5.952,70-TL ödenmemiş sigorta primi bulunmaktadır. İnşaat Ltd. Şti.’nin ödenmemiş bu prim borcunu 31.12.2010 tarihinde şu şekilde muhasebe kaydı yapması gerekecektir.

-------------------------------------------31/12/2010----------------------------------------------

151 YARI MAMULLER – ÜRETİM HESABI                                                  5.952,70

721 DİREKT İŞÇİLİK GİDERLERİ YANSITMA HESABI                                                     5.952,70

721 DİREKT İŞÇİLİK GİDERLERİ YANSITMA HESABI                               5.952,70

720 DİREKT İŞÇİLİK GİDERLERİ HESABI                                                                        5.952,70

------------------------------------------------///-----------------------------------------------------

E- SÜRESİNDE ÖDENMEMİŞ SİGORTA PRİMLERİ NEDENİYLE ÖDENEN GECİKME ZAMLARININ DURUMU

5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinde, Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51, 102 ve 106. maddeleri hariç diğer maddelerinin uygulanacağı belirtilmek suretiyle, bu kanuna göre süresi içerisinde ödenmeyen prim ve diğer alacakların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre takip edileceği hüküm altına alınmıştır.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 28.04.2011 tarihli konu hakkındaki özelgedesinde, söz konusu sosyal güvenlik primlerine ilişkin gecikme cezaları veya gecikme zamlarının kazancın tespitinde gider olarak indirilebilmesi mümkün bulunamadığı açıklanmıştır.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen konu hakkındaki bir başka özelgede([3]), “… sigorta primlerinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle ilgili mevzuat gereğince ödenen gecikme zamlarının kayıtlara gider olarak yazılması mümkün değildir. Zira gider kaydı yönünden bunların 6183 sayılı Kanun uyarınca ödenen gecikme zammından bir farkı yoktur.” denilmektedir.

Zamanında ödenmeyen sigorta primleri için kuruma ödenen gecikme zamlarının, gelir veya kurumlar vergisinin hesabında gider olarak dikkate alınabilmeleri de mümkün gözükmemektedir. Zira bu zamların, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11/d maddesinde belirtilen zamlar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

F- TAKSİTLENDİRİLEN SİGORTA PRİMLERİNİN DURUMU

Özellikle 6111 sayılı Kanun’dan dolayı birçok mükellefin ödenmemiş sosyal güvenlik primlerini taksitlendirdiği görülmektedir. Taksitlendirilen sigorta primleri Kuruma ödendikçe aşağıdaki şekilde muhasebe kayıtlarının yapılması gerekmekte olup ayrıca beyannamede diğer indirimler satırını kullanılarak matrahtan indirim konusu yapılabilecektir.

---------------------------------------------///----------------------------------------------

368 VADESİ GEÇMİŞ ERTELENMİŞ VEYA TAKSİTLENDİRİLMİŞ

VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER HESABI                                           XXX

100 KASA HESABI / 102 BANKALAR HESABI                                                                          XXX

---------------------------------------------///-----------------------------------------------

960 İNDİRİLECEK GELİRLER HESABI                                                               XXX

961 İNDİRİLECEK GELİRLER KARŞILIĞI HESABI                                                                   XXX

---------------------------------------------///-----------------------------------------------

Ödenmemiş sigorta primlerinin ödemenin yapıldığı yılda mali kârın tespitinde “indirim” olarak dikkate alınabilmesi için, ilgili olduğu dönemde ticari kazancın tespitinde indirilmiş olmakla birlikte mali kâra ilave edilmiş olması gerekmektedir.

(Devamı Gelecek Sayımızda)


 

 

Yazar:Fazlı EMEKTAR*

E-Yaklaşım / Aralık 2011 / Sayı: 228



kaynak :http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/20111220685.htm#_ftn3

Müfettişleri bile isyan ettiren usulsüzlükler

 

Müfettişleri bile isyan ettiren usulsüzlükler

Sağlık harcamalarını frenlemek ve hizmet kalitesini artırmak için uygulamaya konulan aile hekimliği sisteminde, müfettişleri bile isyan ettiren usulsüzlükler tespit edildi.

Devlette çalışan işçilere en az bir ikramiye var


Devlette çalışan işçilere en az bir ikramiye var


Adının açıklanmasını istemeyen bir okuyucum, bir ilçe belediyesinde işçi olarak çalıştığını ve belediyede çalışanlara hiçbir ikramiye ödenmediğini, bu durumu belediye yetkililerine sorduğunu ve verilen cevapta bizim belediyede toplu iş sözleşmesi var mı ki ikramiye ödeyelim dendiğini, ancak başka belediyelerde de toplu iş sözleşmesi bulunmadığını fakat oralarda çalışanlara ikramiye ödendiğini ödenen ikramiyelerin kanuni bir dayanağının olup olmadığını soruyor.

Asgari ücret zammı ne kadar olacak?

Asgari ücret zammı ne kadar olacak?


Yeni yıla 12 gün kaldı ancak 5 milyona yakın kişiyi ilgilendiren asgari ücrette zam oranı hâla belli olmadı. İddiaya göre, hükümet 3+3 formülünde ısrar ediyor, sendikalar karşı çıkıyor.

Yeni TTK şirket sözleşmeleri değişecek midir?

Yeni TTK şirket sözleşmeleri değişecek midir?

 




Cevap: Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 14 Şubat 2011 tarihinde 27846 saylı Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Söz konusu kanun ise 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Kanunun getirmiş olduğu birçok değişikliklerden belki de en önemlilerinden biri de Şirket ana sözleşmelerinde bulunması gereken asgari bilgilerdir. Aşağıda hem anonim şirket hem de limited şirket ana sözleşmelerinde bulunması gereken asgari bilgilerin neler olduğu açıklanmıştır. Ana sözleşme bilgilerinde eksik olan firmaların öncelikle ana sözleşmelerinde aşağıda belirtilenlere uygun olarak değişikliğe gitmelerini önemle tavsiye ederiz.

a) Anonim Şirketler İçin Şirket Ana Sözleşmesinde Bulunması Gereken Asgari Bilgiler

a) Şirketin ticaret unvanı ve merkezinin bulunacağı yer.

b) Esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış bir şekilde şirketin işletme konusu.

c) Şirketin sermayesi ile her payın itibarî değeri, bunların ödenmesinin şekil ve şartları.

d) Pay senetlerinin nama veya hamiline yazılı olacakları; belirli paylara tanınan imtiyazlar; devir sınırlamaları.

e) Paradan başka sermaye olarak konan haklar ve ayınlar; bunların değerleri; bunlara karşılık verilecek payların miktarı, bir işletme ve ayın devir alınması söz konusu olduğu takdirde, bunların bedeli ve şirketin kurulması için kurucular tarafından şirket hesabına satın alınan malların ve hakların bedelleriyle, şirketin kurulmasında hizmetleri görülenlere verilmesi gereken ücret, ödenek veya ödülün tutarı.

f) Kurucularla yönetim kurulu üyelerine ve diğer kimselere şirket kârından sağlanacak menfaatler.

g) Yönetim kurulu üyelerinin sayıları, bunlardan şirket adına imza koymaya yetkili olanlar.

h) Genel kurulların toplantıya nasıl çağrılacakları; oy hakları.

ı) Şirket bir süre ile sınırlandırılmışsa, bu süre.

i) Şirkete ait ilanların nasıl yapılacağı.

j) Pay sahiplerinin taahhüt ettiği sermaye paylarının türleri ve miktarları.
k) Şirketin hesap dönemi.

(3) İlk yönetim kurulu üyeleri esas sözleşme ile atanır.

b) Limited Şirketlerde Ana sözleşmelerinde Bulunması Gereken Asgari Bilgiler

Şirket sözleşmesinde aşağıdaki kayıtların açıkça yer alması gereklidir:

a) Şirketin ticaret unvanı ve merkezinin bulunduğu yer.

b) Esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış bir şekilde, şirketin işletme konusu.


c) Esas sermayenin itibarî tutarı, esas sermaye paylarının sayısı, itibarî değerleri, varsa imtiyazlar, esas sermaye paylarının grupları.

d) Müdürlerin adları, soyadları, unvanları, vatandaşlıkları.

 

e) Şirket tarafından yapılacak ilanların şekli.

Koray ATEŞ
SMMM-E. Öğretim Görevlisi
Akdeniz Denetim YMM Ltd.Şti.
Fax:0224 224 53 54
korayates@muhasebetr.com
www.MuhasebeTR.com


Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

Kredi kartlarında yeni düzenleme

 

Kredi kartlarında yeni düzenleme


 

Başbakan Yardımcısı Sn. Babacan geçen hafta "Kredi kartlarında tek limit uygulaması istiyoruz.Alt yapı çalışmaları zaman alacak.Ancak konuyu BDDK'a ilettik" dedi.

Hizmet İşletmelerinde Yıl Sonu Kapanış Kayıtları (Muhasebe Kayıtları)

 

Hizmet İşletmelerinde Yıl Sonu Kapanış Kayıtları (Muhasebe Kayıtları)


Tarih: 19.12.2011


Yıl sonuna doğru muhasebecileri bekleyen en önemli işlerin başında kapanış kayıtları gelmektedir.

Bu çalışmada sadece yılsonu kapanış hesaplarına ağırlık verilmiştir. Yapılan tüm işlemler amortisman ve değerlemelerin yapıldığı varsayılmıştır. Bu nedenle amortisman ve değerlemelere ayrıca değinilmemiştir.  

1- Öncelikle mizanda borç bakiyesi veren küsuratlar 689 (KKEG) , alacak bakiyesi veren küsuratlar ise 679 nolu hesaba devredilerek mizan küsurat hesaplarından temizlenir. 

2- 740 nolu hesabın tamamı 741 hesap yardımıyla 622 satılan hizmet maliyeti hesabına virmanlanır. 

---------------------------------------------------31.12----------------------------------------

622 Satılan Hizmet Maliyeti        XXX 

                                                                       741 Hiz.Üret.Gid.Yans.Hs        XXX 

Hizmet üretim giderinin gelir tablosu hesabına yansıtılması

--------------------------------------------------------------------------------------------------  

3- Daha sonra hizmet üretim gideri yansıtma hesabı ile hizmet üretim gideri hesabı karşılıklı olarak kapatılır.

------------------------------------------------------/----------------------------------------------

741 Hiz. Üre.Gid. Yans.       XXX 

                                                           740 Hiz.Üre.Gid.        XXX 

Yansıtma hesaplarının kapatılması

---------------------------------------------------------------------------------------------------- 

Bazı hizmet işletmelerinde ticari mal satışları da  bulunmaktadır. Zira ticari mal satışları varsa söz konusu ticari malların stokta kalan kısmı hariç geri kalan tutarın tamamı 621 Satılan Ticari Mallar hesabına devredilir. 

Örneğin yıl sonu 153 hesabın bakiyesi 100.000 TL ise ve bu tutarın 40.000 TL’si stoklardan oluşuyorsa maliyete atılacak kısım 60.000 TL’dir.

--------------------------------------------------------31.12.-------------------------------------------

621 Sat.Tic..Mal.         60.000

                                                            153 Ticari Mallar                     60.000

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------

4- Gider hesapları yansıtma hesapları yardımıyla gelir tablosu hesaplarına kaydedilir.

--------------------------------------------------------31.12.-------------------------------------------

630 Araş.Gelş.Gid.                  XXX

631 Paz.Sat.Dağ.Gid.              XXX

632 Gen.Yön.Gid.                   XXX

660 Ks.Vad.Yab.Kay.            XXX 

                                                                       751 Araş.Gelş.Yans.Gid.         XXX

                                                                       761 Paz.Sat.Dağ.Yans.            XXX

                                                                       771 Gen.Yön.Gid.Yans.          XXX

                                                                       781 Fins.Gid.Yans.                  XXX

Gider hesaplarının gelir tablosu hesaplarına kaydı

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

-------------------------------------------------------/----------------------------------------------------

751 Araş.Gelş.Yans.Gid.         XXX

761 Paz.Sat.Dağ.Yans.            XXX

771 Gen.Yön.Gid.Yans.          XXX

781 Fins.Gid.Yans.                  XXX

                                                               750 Araş.Gelş.Gid.      XXX

760 Paz.Sat.Dağ.        XXX

770 Gen.Yön.Gid.       XXX

780 Fins.Gid.              XXX

Yansıtma Giderlerinin kapatılması kaydı

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

5- Bu işlemi yaptıktan sonra 600 lü hesapların mizanı alınır. Gelir ile gider hesapları arasındaki fark gelir hesaplarının lehine ise, yani ticari karı veriyorsa bu kara kanunen kabul edilmeyen giderler eklenerek elde edilen rakama yüzde 20 kurumlar vergisi karşılığı ayrılır ve aşağıdaki kayıt yapılır. 

Örneğin ticari kar 100.000 TL ise ve Kanunen Kabul Edilmeyen giderler 20.000 TL ise;

120.000  x 0,20 = 24.000 TL kurum karşılığı;

----------------------------------------------------------31.12.--------------------------------------

691 Dön.Kar.Ver.Diğ.Yas.Yük.Karş. 24.000 

                                               370 Dön.Kar.Ver.Diğ.Yas.Yük.Karş. 24.000

Kurumlar vergisi karşılığı ayrılması

-------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

Daha sonra 600 lü hesapların mizanı bir daha alınır ve gelir tablosu tanzim edilir.

6- Gelir tablosu tanzim edildikten sonra Gelir ve Gider hesapları 690 Dönem Kar / Zararı hesabına devredilir.  

-------------------------------------------------31.12.--------------------------------------------

600      XXX

601      XXX

602      XXX

640      XXX

642      XXX

643      XXX

644      XXX

645      XXX

646      XXX

671      XXX

679      XXX 

                                                                       690 Dönem K/Z          XXX

Gelir hesaplarının dönem kar/zararına devri

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

690 Dönem K/Z          XXX

                                                                       610            XXX

611            XXX

612            XXX

620            XXX

621            XXX

622            XXX

623            XXX

630            XXX

631            XXX

632            XXX

653            XXX

654            XXX

655            XXX

656            XXX

657            XXX

658            XXX

680            XXX

681            XXX

689            XXX 

Gider hesaplarının Dönem Kar/Zararına devri

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------  

7- Dönem net karının hesaplanması; 

-----------------------------------------------31.12---------------------------------------------------------

    690 Dönem K/Z      XXX 

                                               691 Dön.Kar.Ver.Diğ.Yas.Yük.Karş. XXX

                                               692 Dön.Net Kar/Zararı                                 XXX

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

692 Dön.Net Kar/Zararı      XXX

 

                                                           590      Dönem Net Karı          XXX

----------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

8- 193 no’lu hesaptaki tutar 371 Dönem Karının Peşin Ödenen Vergiler ve Fonlar hesabına devredilir. Ancak, devredilen tutar 370 nolu hesabın bakiyesini kesinlikle geçmemeli. 

---------------------------------------------------------31.12.--------------------------------------------

371 Dön.Kar.Peş.Öde.Ver.ve Fon.     XXX 

                                               193 Peşin Öde.Ver.Fon.          XXX

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

Daha sonra ise takip eden Nisan ayında 370 ile 371 nolu hesap karşılıklı kapatılır. Eğer 370 371 nolu hesaptan büyükse aradaki fark 360 ödenecek kurumlar vergisi hesabına devredilir. 

-----------------------------------------------------------25.04.--------------------------------------------

370 Dön.Kar.Ver.Diğ.Yas.Yük.Karş. XXX 

                                               371 Dön.Kar.Peş.Öde.Ver.ve Fon.     XXX

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------  

9- Alacak bakiyesi veren 120 nolu hesaplar 340 hesaba, borç bakiyesi veren 320 nolu hesaplar ise 159 nolu hesaba devredilir. 

Ayrıca 410 nolu hesap 301’e ve 402 nolu hesap ise 302’ye virmanlanmalı. 

10- Kapanış fişinin düzenlenmesi. Alacaklı hesaplar borç, borçlu hesaplar ise alacak kaydedilerek kapanış fişi tanzim edilir. Bu fiş 31.12. tarihli olmalı. 

11- Açılış fişinin düzenlenmesinde ise 11.adımda yapılan fişin tam tersi yapılacaktır. Bu fiş 01.01 tarihli olmalıdır.

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)

Banka Promosyonları Bilmecesi

Banka Promosyonları Bilmecesi

Kamu kurumları ihtiyaç duydukları bankacılık hizmetinin temininde yöntem olarak bu hizmetleri almak üzere ihale açmakta ve bankaları bu ihaleye davet etmek suretiyle bankalardan aldığı tekliflere göre çalışacağı bankayı tespit etmektedir.

I- GİRİŞ

Bankalar tercih edilebilir olmak için bazı taahhütlerde bulunmaktadır. Bu taahhütler arasında verilecek hizmet kalitesine yönelik olanlar olduğu gibi nakdi ve ayni olarak taahhütler de yer almaktadır. Bankacılık terminolojisinde, bankalar tarafından kamu kurumlarına yapılan bu nakdi ve ayni ödemeler “banka promosyonu” olarak adlandırılmaktadır. Bankalar tarafından yasal düzenlemeler çerçevesinde gerçekleştirilen promosyon ödemelerinin hukuki yapısı ve bankacılık hizmetlerinin gördürülmesine karşılık olarak sağlanan promosyon bedellerinin hukuki durumu bu yazının konusunu oluşturmaktadır.


II- BANKA PROMOSYONU NEDİR?

Fransızcadan dilimize girmiş olan promosyon kelimesi Türkçe karşılığı olarak, bir malı geniş kitlelere tanıtmak ve o malın sürümünü sağlamak amacıyla yapılan çalışmaların tümü şeklinde tanımlanabilir(1). Bankacılık sektöründe ise bankaların, ürün ve hizmetlerini tanıtmak ve kullandırmak amacıyla kurumlara yaptıkları kazandırmalar bu kapsam içine girmektedir. Bankacılık hizmet protokolü/sözleşmesi çerçevesinde yapılacak ürün ve hizmet tanıtımları karşılığında, kurumlara ve/veya kurum personeline; nakit ödeme, mülkiyeti Bankaya ait olan araçların kullanımının verilmesi (tahsisi) veya bu araçların mülkiyetinin devredilmesi, kuruma ait inşaat, tadilat, tamirat, dekorasyon masrafının Bankaya fatura edilerek Bankaca ödenmesi vb. katkılar sağlanmaktadır. Tüm bu iş ve işlemler için Bankalar kurumlar lehine geniş anlamıyla kazandırmada bulunmaktadır. Bu kazandırmalar, bankacılık sektöründe “promosyon” olarak adlandırılmaktadır(2). www.ozdogrular.com

III- BANKA PROMOSYONLARININ MEVZUAT AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Banka promosyonlarının mevzuat açısından özel hukuk kurallarının yanında kamu hukukunu ilgilendiren yönleri de mevcuttur. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinde, Bakanlar Kurulu’nun, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azami faiz oranlarını, katılma hesaplarında kar ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dahil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. İlgili Kanun maddesine ilişkin alınan 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Özel Cari Hesaplar Dahil Bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı’nın 4. maddesinin birinci fıkrasında, mevduata faiz dışında, katılma hesaplarına ise kar payı dışında menfaat temin edilemeyeceği düzenlenmiştir.

Aynı Karar’a ilişkin alınan 30.04.2007 tarih ve 2007/12069 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nda, 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı Kararname’nin eki “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Özel Cari Hesaplar Dahil Bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Karar”ın 4. maddesinin birinci fıkrasının; “Mevduata faiz dışında, katılma hesaplarına ise kâr payı dışında menfaat temin edilemez. Mevduat ve katılım fonu sahipleri lehine verilecek özel sigorta teminatı ve operasyonel işlemlerin tamamlanması için gereken tutarın ödemeden önce belirli bir hesaba yatırılması haricinde belirli bir mevduat veya katılım fonu bakiyesinin bankada tutulması zorunluluğunun bulunmaması kaydıyla maaş ödeme ve/veya belirli hizmetlerin sunulması kapsamında yapılan protokoller uyarınca anlaşma yapılan kurumlara ve/veya kurum çalışanlarına sağlanacak ayni veya nakdi menfaatler bu düzenlemenin dışındadır.” şeklinde değiştirildiği belirtilmiştir.

Banka promosyonlarına ve bu tutarların kullanımına ilişkin 2007/21(3) sayılı, 2008/18(4) sayılı ve 2010/17(5) sayılı Başbakanlık Genelgelerinde, kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinin, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 6 sıra No.lu Genel Tebliği’nde belirtilen esas ve usuller çerçevesinde bankalar vasıtasıyla ödenebileceği, bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar arasında aylık ve ücret ödeme protokolleri yapıldığı, bu protokoller uyarınca verilecek bankacılık hizmetlerinin yanı sıra promosyon adı altında ayni ve/veya nakdi ek mali imkanlar da sağlandığı belirtilmiş, ücret ve aylık ödemelerinin bankalar aracılığıyla yapılmasından dolayı bankalarca tahsis edilen promosyon bedellerinin kullanımına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. İlgili Başbakanlık Genelgesi’nde;

“1- Kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinin Maliye Bakanlığının mezkur Tebliği’nde belirtilen esas ve usuller çerçevesinde bankalar vasıtasıyla ödenmesine devam edilecektir.

2- Aylık ve ücretlerin hangi banka aracılığı ile ödeneceği, oluşturulacak üç kişilik bir komisyon tarafından istekli bankalardan teklif alınmak suretiyle tespit edilecektir. Komisyon, kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili biriminin harcama yetkilisinin başkanlığında söz konusu birimde görev yapan toplam personelin en az yüzde 10’unun sendikalı olması halinde yetkili sendikadan bir üye ile merkez teşkilatında üst yönetici; taşra teşkilatında ise o birimin bağlı bulunduğu bir üst amir tarafından ilgili birimde görev yapanlar arasından seçilecek bir üyeden oluşacaktır. Yetkili sendikadan üye bulunmadığı durumlarda üçüncü üye ilgili birimde görev yapan personel arasından harcama yetkilisi tarafından seçilecektir. Protokol, komisyon tarafından belirlenen banka ile harcama yetkilisi tarafından imzalanacaktır.

Birden fazla birimin aylık ve ücretlerinin birlikte ödenmesi talebinde bulunmaları halinde merkezde üst yönetici, taşrada ise söz konusu birimlerin bağlı bulunduğu bir üst amir tarafından görevlendirilecek ilgili harcama yetkililerinden birinin başkanlığında oluşturulacak üç kişilik bir komisyon tarafından aylık ve ücretlerin ödeneceği banka yukarıdaki esaslara göre tespit edilecektir. Bu şekilde oluşturulacak komisyona ilgili birimlerdeki yetkili sendikalardan bu birimlerin tamamı itibarıyla en fazla üyeye sahip olan sendikadan üye alınacaktır.

3- Bankalar ile yapılacak protokollerin süresi iki yıldan az beş yıldan çok olmayacaktır.

4- (Değişik: 10.08.2010/27668 R.G) Banka tarafından verilecek promosyon miktarının tamamı personele dağıtılacaktır.

5- (Değişik: 05.08.2008/26958 R.G) Dağıtılacak promosyonlar, ilgili banka tarafından personel adına açılan hesaba aktarılmak suretiyle ödenecektir.

6- Bu Genelge’nin yayımı tarihinden önce kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinin ödenmesine yönelik olarak kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili bankalarla yapmış oldukları ve halen yürürlükte bulunan protokoller sürelerinin bitimine kadar geçerli olacaktır.

7- Genelge çerçevesinde yapılacak uygulamalar kurum personelinin rahatlıkla bilgi edinebileceği şekilde ilan panoları ve internet siteleri yoluyla ilan edilecek, aleniyet ilkesine titizlikle riayet edilecektir.”

düzenlemelerine yer verilmiştir. www.ozdogrular.com

IV- BANKA KAYNAKLI İŞLEMLERE YÖNELİK OLARAK SAĞLANAN BANKA PROMOSYONLARINA İLİŞKİN SORUN

Yürürlükteki mevzuat hükümleri ve mevcut düzenlemeler dikkate alındığında; aylık ve ücret ödemelerine ilişkin bankalarca verilen promosyon bedellerinin kullanımına ilişkin yasal düzenleme mevcut iken; bankalarca, ilgili kamu idarelerine bankacılık işlemlerinin gördürülmesi karşılığı olarak tahsis edilen promosyon bedellerinin alınması ve kullanılmasına ilişkin açık bir düzenleme olmadığı görülmektedir. Promosyon bedellerinin tahsili için sadece maaş ve ücret ödemelerine ilişkin bir tespitte bulunulmuş ve buna yönelik olarak düzenleme yapılmıştır. Ancak, Bankacılık Kanunu’nun ilgili hükümleri ve buna yönelik alınan Bakanlar Kurulu Kararlarında ve bankacılık sektöründeki mevcut uygulamada da görüldüğü üzere; bankalar, mevduat havuzlarını büyütmek, işlem hacimlerini genişletmek gibi amaçlarla kamu kurumları ile “Bankacılık Hizmet Protokolü/Sözleşmesi” imzalamakta ve bu sözleşme/protokol hükümlerini dayanak göstermek suretiyle ilgili kamu idareleri adına promosyon tutarı tahsis etmekte ve buna ilişkin ödemelerde bulunmaktadırlar. Ancak, ilgili idarelere tahsis edilen bu tutara ilişkin mevzuat düzenlemesinin olmaması idareleri ikilemde bırakabilmektedir. Ödenen promosyon tutarının personele dağıtılıp dağıtılmayacağı, tahsil edilen promosyon tutarının kurum ihtiyaçlarına kullanılıp kullanılmayacağı, hazineci bir yaklaşım ile elde edilen promosyon tutarının gelir olarak ilgili kurum bütçesine veya genel bütçeye gelir kaydedilmesi gerektiği gibi seçenekler karşımıza çıkmaktadır. www.ozdogrular.com

V- DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Bankacılık sisteminin rekabetçi yapısı, sektörde faaliyet gösteren bankaları her geçen gün daha farklı ve çeşitlendirilmiş ürünlerle müşteri kazanma yoluna itmektedir. Bankacılık sisteminin ve bankaların günümüzde insan ihtiyaçlarının karşılanmasında yadsınamaz etkisi göz önünde bulundurulduğunda önümüzdeki yıllarda yaşanan rekabetin biz tüketicilere daha farklı ürünlerle karşılaşma fırsatını getireceğini ön görmek yanıltıcı olmayacaktır. Kurumlar günümüzde çalıştırdığı personeline yönelik olarak yapacağı maaş ödemelerinden, sahip olduğu mevduatı nerede değerlendireceğine kadar bankacılık işlemlerinin yoğun şekilde kullanılmasını zorunlu kılan durumlara ilişkin karar almaya çalışmaktadır. Alınacak olan kararda çalışılacak bankanın sağlayacağı hizmet kalitesinin yanında farklı kriterlerin de gözetilmesi son yıllarda sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Banka promosyonları da kamu kurumlarının tercihinde belirleyici kriterlerden biri haline gelmiştir.

Maaş ve ücret ödemelerine ilişkin banka promosyonları kamuoyuna sıklıkla duyulan bir problem olup, bu soruna ilişkin durum 2010/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile çözüme kavuşturulmuştur. Ancak kamu kurumlarının bankacılık işlemlerine yönelik olarak bankalardan elde ettiği promosyonların hukuki durumuna ilişkin net bir belirlemenin olmaması idareler açısından farklı problemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir. Banka kaynaklı işlemler dolayısıyla elde edilen promosyonların tasarrufuna ilişkin problemin çözümünde promosyon tutarının neye karşılık verildiği konusu ön plana çıkmaktadır. Promosyon bedelinin ilgili idarenin kamu görevini yerine getirirken gerçekleştirdiği bankacılık işlemleri dolayısıyla sağlandığı görülmektedir. Dolayısıyla sağlanan promosyon bedelinin bütçeye gelir kaydedilmesi veya ilgili kurumun gelirlerine dahil edilmesi daha uygun olacaktır. Duruma ilişkin mevzuat düzenlemesi bulunmaması dolayısıyla konunun incelenmesi ve bir an önce mevzuat düzenlemesine gidilmesi gerekmektedir.

www.ozdogrular.com

 

Eyyüp Sabrihan ALKAN*

Yaklaşım

İşçiye Ücret Hesap Pusulası ve Ücret Tediye Bordrosu İmzalatma Zorunluluğu ve Elektronik İmza Kullanımı

İşçiye Ücret Hesap Pusulası ve Ücret Tediye Bordrosu İmzalatma Zorunluluğu ve Elektronik İmza Kullanımı

Ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin İş Kanunu’nun 32. maddesinde 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu 01.01.2009’dan beri, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın işçi adına özel olarak açılan bir banka hesabına ödenmesi uygulamasına geçilmiştir(1).

I- GİRİŞ

Ancak, ücretlerin bankaya yatırılması, ücret hesap pusulası ve ücret tediye bordrosunu gereksiz belgeler konumuna düşürmüş değildir.

İş Kanunu’nun 37. maddesinde işverenin işçiye “ücret hesap pusulası” vermesi gerektiğinden söz ederken, işçinin bunu imzalaması gereğinden bahsetmemektedir. Bu belgede sadece işverenin imzasının bulunması yeter. Ancak, verilmemesi idari para cezasına bağlanmış bu belgenin işçiye verildiğini belgelemek için işçinin imzasını almak yine de gerekmektedir.

Ücrete ilişkin ikinci bir belge “ücret tediye bordrosu”dur. İş Kanunu böyle bir belgeden bahsetmezken, sosyal güvenlik ve vergi mevzuatı gereğince bordronun düzenlenmesi ve işçiye imzalatılması gerekmektedir.

İşyerlerinde ücret bordrosu düzenleyen personelin sıkıntılarından biri, işçilere bordro ve ücret hesap pusulası imzalatmaktır. Çok sayıda ve dağınık işyerlerinde işçi çalıştıran işletmelerde bu durum neredeyse imkânsız olmaktadır. Özellikle arazide çalışan işçilerin peşinden bordro imzalatmak için dolaşmak veya işçilerin muhasebe servisine uğramalarını istemek, sıkıntı ve tartışmalara yol açmaktadır. Oysa özellikle beyaz yakalı işçilerin yoğun olduğu işletmelerde e-imza ile bu sorunların çözümü mümkündür(2).

Bu belgeleri düzenleyip imzalatmak durumunda olan personelin bize sık sorduğu sorulardan biri şudur: “İki yere birden imza attırmak, özellikle işçilerin asıl çalıştıkları yer ile resmi sigortalı gösterildikleri yerler farklı olunca ve imza işlemi de birçok kişi üzerinden yaptırılınca, pusula imzalanıyor bordro kalıyor ya da bordro imzalanıyor pusula kalıyor. Zaten ücretleri bankaya yatırıyoruz, bu belgeleri imzalatmasak olur mu?”

Bu yazımızı bu konuyu açıklamaya ayırdık. www.ozdogrular.com

II- ÜCRET HESAP PUSULASI İMZALATMAK GEREKİR Mİ?

İş Kanunu’nun 37. maddesi “Ücret Hesap Pusulası”na ilişkindir. İşveren işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır. Bu pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.

Ücret pusulasında işçinin imzasının bulunması şartı yoktur. İş Kanunu sadece işçiye verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak, verilmemesi İş Kanunu’nun 102/b maddesi gereğince 442 TL idari para cezasına bağlanmış bu belgenin işçiye verildiğini belgelemek için işçinin imzasını almak gerekmektedir. Belgeyi iki nüsha yapıp, “bir nüshasını aldım” metni altına işçinin imzası alınabileceği gibi, bunun için bir liste oluşturup imzalatmak da cezadan kurtulmak için yeter. www.ozdogrular.com

III- İŞÇİYE MUTLAKA ÜCRET BORDROSU İMZALATMAK GEREKİR Mİ?

A- SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU AÇISINDAN

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği(3)’nin 105. maddesine göre, işverenler, Kurum’a verdikleri prim belgesinde yazılı olanları doğrulayıcı nitelikte olmak ve Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin beş numaralı alt bendinde sayılan hususları içerecek şekilde aylık ücret tediye bordrosu düzenlemekle yükümlüdürler. Tehlike sınıfları farklı olan işyerlerinde çalışan sigortalıların aylık ücret tediye bordroları işverence ayrı ayrı düzenlenir (SSİY md. 106).

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102. maddesine göre, işverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur.

Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında, idari para cezası uygulanır. Ancak, makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemelerde bordronun işçiye imzalatılmamış olması halinde idari para cezası verilmeyecektir. O halde ücretlerin banka yoluyla ödendiği işyerlerinde SGK açısından ceza söz konusu olmadığı için bordro imzalatmak gerekmez. www.ozdogrular.com

B- VERGİ HUKUKU AÇISINDAN

VUK’un “Ücret Bordrosu” başlıklı 238. maddesine göre, işverenler her ay ödedikleri ücretler için ücret bordrosu tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanunu’na göre vergiden muaf olan ücretlerle “diğer ücret” üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz.

Ücret bordrolarında işçinin ücretini aldığına dair imzası bulunmalıdır. Ancak, ücretin ödenmesinde ayrıca makbuz alan işverenlerin tutacakları ücret bordrosuna imza konulması mecburi değildir.

Kanun’da belirtilen şekilde düzenlenmeyen bordrolar nedeniyle mükelleflere Vergi Usul Kanunu’nun 352. maddesine göre ikinci derece usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, işçilerine ücret hesap pusulası veren ve bunun verildiğine ilişkin imza alan işverenler, makbuz almış sayılacaklarından bu cezanın verilmesi söz konusu olmayacaktır. Ücret hesap pusulası imzalatılmamışsa, ücretlerin sırf bankaya yatırılmış olması, ücret bordrosu imzalatma yükümlülüğünden işvereni kurtarmaz ve cezai yaptırımla karşılaşabilirler. www.ozdogrular.com

C- İŞ HUKUKU AÇISINDAN

İşvereninin işçiye yapmış olduğu iş karşılığında ücret ödeme borcu bulunmaktadır. İşçiye imzalatılacak ücret hesap pusulası ve ücret bordrosu, işvereninin ücret yükümlülüğünü yerine getirdiğine ilişkin bir makbuz niteliğindedir. Diğer taraftan itiraz edilmeden imzalanan ücret bordrosunda yer alan bilgiler işçinin ücret bordrosunda belirtilen haklarını tam olarak aldığını da göstermektedir. Mesela, ücret bordrosunda kullanılan yıllık izinin gösterilmesi halinde işçi tarafından daha sonra bu iznin kullanılmadığı ileri sürülemez. İşçi ücret bordrosunda yer alan hakları nedeniyle işvereni imzası ile ibra etmektedir. İşveren bordro imzalatmazsa, işçi alacağını her türlü delil ile ispatlama imkânına kavuşur

Uygulamada imzasız bordrolar, özellikle işçinin fazla çalışma iddiaları bakımından işvereni sıkıntıya sokacağından, vergi ve sosyal sigorta mevzuatı açısından bordronun imzalanması gerekli olmasa da, mutlaka işçiye bordro imzalatılmalıdır. Islak imza almanın güç olduğu durumlarda, 15.01.2004 tarihli ve “5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu”(4) ile getirilen elektronik imza imkânı düşünülmelidir. Özellikle elektronik imzanın cep telefonları ile kullanımın mümkün kılan mobil imzadan yararlanılabilir(5).

Yargıtay uygulamasına göre, işçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Bordroda fazla çalışma bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.

Ancak uygulamada, kimi kötü niyetli işverenler, işçiyi yazılı delile zorlamak için, ücret bordrosuna gerçeğe uymayan biçimde birkaç saatlik fazla çalışma göstermekte olduklarından Yargıtay, bu konuda daha esnek kararlar vermeye başlamıştır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır(6). www.ozdogrular.com

IV- SONUÇ

İşçi, çalıştığı dönemde hakları için dava açma hakkına sahip olduğu gibi, işten ayrıldıktan sonra ücret ve benzeri alacakları için 5 yıl, kıdem ve ihbar tazminatları için 10 yıllık zamanaşımı içerisinde dava açma hakkına sahiptir. Zamanaşımı süreleri boyunca imzalı bordroları ispat edici belge olarak muhafaza etmek doğru olur.

Ücret bordrosunun ve ücret hesap pusulasının düzenlememesi veya usulüne uygun düzenlenmemesi halinde delil olarak kabul edilmediği gibi yasalar gereğince usulsüzlük cezası ve idari para cezaları uygulanmaktadır.

Genellikle işletmelerde bordro imzalatılmasındaki zorluk nedeniyle bordro imzalatılmaktan kaçınılmaktadır. Oysa ücretlerin bankaya yatırılması sebebiyle imzalı bordronun önemini kalmadığını düşünmek yanlıştır. Ücretin bankaya yatırılmasında işçi alacağının ödenmiş olduğu mahkemece kabul edilmekte, ancak hesaplamaların doğru yapıldığı konusunda çalışanın onaylaması hususunu ispat edecek imza yoksa işverenin davayı kaybetme ihtimali bulunmaktadır. Ücret bordrolarının imzalanması en fazla işverenlere fayda sağlamaktadır. Islak imza almanın güç olduğu durumlarda, elektronik imza imkânı düşünülmeli, özellikle elektronik imzanın cep telefonları ile kullanımın mümkün kılan mobil imzadan yararlanılmalıdır. www.ozdogrular.com

 

Müjdat ŞAKAR*

Yaklaşım

Bağımsız Denetim İkincil Mevzuatı İçin Resmi Gazete Takibine Gerek Yok!

Bağımsız Denetim İkincil Mevzuatı İçin Resmi Gazete Takibine Gerek Yok!

Değişik bir mesleği icra ediyoruz, yaptığımız meslek öyle bir meslek ki bir yandan kurallara kanunlara sıkı sıkıya bağlı, bir yandan yapısı gereği serbest ve bağımsız.

Bir sabah uyandığımızda aklımıza gelmeyecek düzenlemelerle karşı karşıya kalabiliyoruz, bir resmi gazete sayfası ile hayatımız değişebiliyor.

Benim hatırladığın en çarpıcı düzenleme 30.12.2003 tarihinde yani yılın son gününden bir gün önce resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5024 sayılı kanun, yılın son gününden bir gün önce yürürlüğe girerek o yılın enflasyon düzeltmesine tabi olmasına yol açmıştı.

Bunun dışında yaşı ve mesleki tecrübesi benden daha fazla olanlar mutlaka daha çarpıcı örnekler ortaya koyacaktır. İşte bu ve buna benzer sebeplerle hepimizde bir resmi gazete müdavimliği başladı.

Eskiden postacıyı beklerdik getirsin de içindekiler sayfasına bir göz atalım diye sonra internet hayatımıza girdi. Başbakanlık sağ olsun resmi gazeteyi gece 00:00 da yayınlamaya başladı bizde bu sefer gece yarısını beklemeye başladık.

Son dönemde özellikle 01 Kasım 2010’da bir gecede yayınlanan KOBİ TFRS ve TÜRMOB Bağımsız Denetim tebliği, sonra Türmob Sınav İlanı ardından TÜRMOB Tebliğ iptali ile başlayan mesleki hareketlilik bizi ciddi anlamda Resmi Gazete müdavimi yaptı.

Son dönemde etkisine girdiğimiz KHK sağnağı başlayınca artık elimiz www.resmigazete.gov.tr den çekilmez oldu. Geçenlerde bir davette gece yarısı bir köşede telefonla uğraşıyordum. Hayırdır dedi eşim ne oluyor. Resmi Gazete çıktı bakmam lazım. Ne çarpıcı bir paranoya değil mi?

Zaman zaman düşünüyorum niye böyle, bu ülkede binlerce, milyonlarca insanı ilgilendiren düzenlemeler niye kimseye sorulmadan tartışılmadan değerlendirilmeden direkt olarak yayınlanır ve yürürlüğe girer.

Burada ne Maliye Bakanlığı’nı Ne Hükümeti, Ne Meslek Odalarını, Ne Türmob’u, Ne SPK’nu ne EPDK’nu, ne BDDK’nu hiç kimseyi suçlamıyorum. Çünkü hepsi aynı hepsinin aldıkları kararları yaptıkları düzenlemeleri bir gece ansızın Resmi Gazete’de görüyoruz.

Neden böyle oluyor. Benim değerlendirebildiğim birkaç sebebi var, ya arkadan iş çevirmeyi seviyoruz, ya da tarihten bu yana oluşan kültürümüz nedeniyle Kervan yolda düzülür, mantığıyla aniden karar verip çıkarıyoruz. Bırak başkaları ile tartışıp değerlendirmeyi kendimiz bile değerlendirmiyoruz.

Gelelim yazımızın başlığına yıllar süren bu sorun çözülüyor mu? Bilmem! Ama en azından çözülmesi yönünde bir düzenleme var. Artık mesleğimizin çatı kurumuna dönüşen Kamu Gözetim, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun yapacağı düzenlemeleri Resmi Gazete’de görmeyeceğiz eğer bunun için resmi gazete takip ediyorsanız vazgeçin takip etmeyin. Çünkü Kurumun kuruluş kanunu olan 660 nolu KHK’de iki tane önemli düzenleme var:

Madde 8/8.bent: “Kurul ikincil düzenlemeleri hazırlarken, katılımı ve saydamlığı sağlamak üzere, ilgili tarafların görüşlerine başvurur.”

Madde 27/2.bent: “Kurumun hazırlayacağı ikincil düzenleme taslakları kamuoyunun bilgisine sunulmak üzere en az yedi gün süreyle uygun vasıtalarla duyurulur.”

Gerçekten müthiş düzenlemeler, bu kanun hükmünde kararnameyi yazan kişilere bu maddeleri buraya koyanlara en içten ve samimi duygularımla canı gönülden teşekkür ediyorum.

660 sayılı KHK birçok meslektaşımız tarafından eleştiriliyor, birçok meslektaşımız tarafından itiraz ediliyor. Ama benim kişisel görüşüm Dokuzda Yedilik yoğun hükümet vesayeti dışında ayakları oldukça yere basan bir düzenleme umarım seçilen üyeler en az haftada bir kez toplamak zorunda oldukları Kurul toplantılarında da hızlıca hareket edip ayakları yere basan taslakları kamuoyunun görüşüne sunarlar.

Bizlerde geleceğimizle ilgili düzenlemeleri Gece 00:00’da resmi gazete takip ederek veya sabah e-posta kutumuza düşen seri mevzuat sitesi bültenleri ile öğrenmeyiz. Özkan Cengiz

http://www.muhasebevergi.com/makale.aspx?id=275

Sağlıkta Sigortalılara Yeni Masraf Kapısı Açılıyor

 

Sağlıkta Sigortalılara Yeni Masraf Kapısı Açılıyor


Memurların emekli ikramiyesi hakkında TBMM’ye sevk edilen yeni torba yasa tasarısındaki bir başka maddeye göre SGK reçetede yer alan her bir ilaç kalemi veya kutu adedi için 3 Türk Lirasını geçmemek üzere katılım payı uygulamaya yetkili olacak. Buna göre sigortalılar için muayene katılım payı, ilaç katılım payı ve özel hastane farkından sonra kutu başı katılım payı uygulanacak. Genel sağlık sigortasına geçildiğinden beri çığ gibi artan sağlık giderlerine dur demeyi amaçlayan SGK'nın kötüye kullanımla yeterince başarıya ulaşamadığından olsa gerek artan giderleri sigortalıların geneline yaymayı amaçladığı anlaşılıyor. Yasa tasarısında bu 3’er TL’nin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranına kadar her yıl artırmaya SGK’nın yetkili kılınması da öngörüldüğünden sağlıkta paralı sisteme geçişin göstergesi olmakta.




Soru: İsteğe bağlı sigortalı olan bir kişi 3 ay sonra hiç primlerini ödemeden fiili çalışmaya başlıyor. İki ay çalıştıktan sonra primini ödemediği üç aylık isteğe bağlı süresinin primlerini ödeyebilir mi? E.SAĞLAM


Cevap: 01.10.2008'den önce üç ay üst üste primi ödenmeyen isteğe bağlı sigortalılık süresi iptal edilir ve primi ödenemezdi. 01.10.2008'den sonraki sürede geçerli yeni kurala göre geçmiş 12 aylık isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin primleri ödenebilir. Normal çalışmaya başlanıldığı için sona eren 3 aylık isteğe bağlı sigortalılık primlerini 5 aylık bu sürenin sonunda dahi ödeyebilirsiniz.




Soru: 1965 doğumluyum. 03.05.1995 tarihinden itibaren tapulu tarlam var ve tarımsal faaliyet yapıyorum. 21.08.1995 tarihinden beri Bozdağ Tarım Kredi Kooperatifi'ne üyeyim. O yıllarda kanun gereği evin reisi erkek olduğu için eşim ilgilendi, adıma satış makbuzu yok. Mahkemeyle, Tarım Bağ-Kur sigortalılığım 1995 yılından başlar mı? Aralık 2001'de SSK sigortalılığına başladım. Halen isteğe bağlı ödüyorum. Toplam 3 bin 462 günüm var. 1995 - 2001 arasını borçlanabilir miyim? SSK’dan ne zaman emekli olurum? Hülya KÖKMEN - ÖDEMİŞ


Cevap: Şayet 1995-2001 yılları arasında adınıza Bağ-Kur prim tevkifatı yapılmış olsaydı Bağ-Kur bu tevkifatı aile reisi olmadığınız gerekçesiyle reddetse bile yargı yoluyla borçlanma hakkını alabilirdiniz.08.09.1999 tarihinden sonra sigortalılığa başladığınızdan sizin için en uygun koşullu emeklilik Bağ-Kur'luluktan olabilir. Zira 15 yılı (5 bin 400 günü) isteğe bağlı bile olsa tamamlayarak 60 yaşında (2025 yılında) emekli olabilirsiniz. Oysa SSK'lılıktan emekli olmak isterseniz 4 bin 500 günle 2026 yılında, 7 bin günle ise 58 yaşını dolduracağınız 2023 yılında emekli olabilirsiniz. SSK'lılıktan emekli olmanız için en azından son yedi yılınızın en az bin 260 gününün bilfiil SSK'lı çalışılarak ödenmiş olması gerekiyor.




Soru: 1986-1988 yılları arasında belediyede mevsimlik işçi olarak çalıştım. Daha sonraki yıllarda sigortadan sorgulattığımda primlerimin çok az bir miktarda yatırıldığını gördüm. Tüm uğraşlarıma rağmen sonuç değişmedi. İlgili belediye primlerimi yatırmadığı halde dekont, dönem bordrosu gibi belge sunmayıp 353 gün prim yatırılmıştır diye yazı yazdı. Kaymakamlık ta bu yazıya istinaden bana 353 günlük bir prim yatırıldığını resmi yazı ile yazdı. 57 günlük SSK belgesini ilgililere gösterdim ama dikkate alınmadı. Daha sonraki dönemlerde belediyeye tekrar müracaatımda konu ile ilgili arşivde herhangi bir belgeye ulaşamadıkları konusunda yazı ile cevap verdiler. Belediyenin tarafıma vermiş olduğu hizmet belgesi ve Kaymakamlık Makamının tarafıma yazmış olduğu yazı bende mevcut. 657 sayılı yasaya tabi olarak çalışmaktayım ve emekli olmayı düşünüyorum. Bu kayıp sigorta günlerini ne şekilde hizmetime saydırabilirim? Ömer AYDIN


Cevap: Gerçek çalışıp da primi yatırılmamış süreler iş mahkemesi nezdinde hizmet tespit davası açılarak tespit ettirilebilir. Ancak çalışma süreniz tam olarak bildirilmemişse bile zamanaşımına uğramış gözüküyor. Eksik gösterilen günler için o işyeriden ayrıldığınız yılın sonundan itibaren beş yıl içinde dava açmalıydınız.


Şevket TEZEL


http://www.alitezel.com/tezel/index.php?sid=yazi&id=5060

Fazladan prim ödersem maaşım yüksek olur mu?

Fazladan prim ödersem maaşım yüksek olur mu?

 20.05.1963 doğumluyum. Sigorta başlangıç tarihim 01.10.1994. Halen çalışmaktayım. Askere 08.07.1983 tarihinde gittim. 07.02.1985 yılında askerliğimi tamamlayıp geldim. Normal şartlarda ne zaman; askerliğimin tamamını borçlanırsam ne zaman emekli olurum? Prim günüm dolduktan sonra çalışırsam emekli maaşımda değişiklik olur mu? T. Yıldırım

 CEVAP: Verdiğiniz bilgilere göre, toplam 4.448 gün priminiz bulunmaktadır. Bu şartlarda; 25 yıl, 55 yaş ve 5.750 günle emekli olabilirsiniz. Askerliğiniz iş başlangıcınız olan 01.10.1994 tarihinden önce olduğu için 18 ayın tamamını borçlanırsanız, Sigorta giriş tarihiniz 01.04.1993 olur ve 25 yılınızın dolduğu 01.04.2018 tarihinde emeklilik müracaatı yapabilirsiniz. Gününüz dolduktan sonra yüksekten prim ödemeye devam ederseniz, emeklilik maaşınızın artmasına katkısı olur. Fakat asgari ücretten ödenen primlerin emeklilik maaşına herhangi bir katkısı olmaz.

 NE ZAMAN EMEKLİ OLABİLİRİM?

 > O. Kafadar

 01.07.1967 doğumluyum. 10.06.1984 tarihinde işe başladım. 1984/1990 yılları arasında ödenmemiş günlerim var. 1990 yılından sonra 2011 yılına kadar bilfiil tam ödendi. Şu anda 8.062 günüm var. Ne zaman emekli olabilirim?

 CEVAP: Verdiğiniz bilgilere göre, 10.06.1984 tarihinde prim ödenmiş olmak şartıyla, 25 yıl, 48 yaş ve 5.225 günle emekli olabilirsiniz. 8.062 gününüz var. Gününüz ve 25 yılınız dolmuş. 48 yaşınızın dolduğu 01.07.2015 tarihinde emeklilik müracaatı yapabilirsiniz.

 > O. Talyak

 1980 doğumluyum. 1998’de 18 yaşımı geçmişken staj girişiyle Sigorta başlangıcım bulunmaktadır. Yüzde 80 raporla 2003’te normal işe başladım. Şu anda 1.900 günüm bulunmaktadır. Ne zaman emekli olabilirim?

 CEVAP: Sayın okurum, emekli olmak için sadece rapor yeterli değil. Raporunuzun mahiyetini bilmiyoruz. Vergi Dairesinden “Sakatlık İndiriminden Faydalanabilir” şeklinde yazınız varsa; 1. dereceden engelli olarak 15 yıl ve 3.600 günle erken emekli olabilirsiniz. 1.900 gününüz var. 1.700 gün daha prim ödeyeceksiniz. 15 yılınız da 2018’de doluyor. Vergi İndirim Belgeniz yoksa, sigortalı bir işte çalışırken müracaat edip alırsınız.

 > M. Kütükoğlu

 01.01.1964 doğumluyum. 01.07.1979 tarihli Sigorta girişliyim. Elimde numaram var. Ama 1983’ten sayıyorlar. Ne zaman emekli olurum, neden 1979 yılı başlangıç sayılmıyor?

 CEVAP: 1979 yılında prim ödenmediği için, emekliliğinize başlangıç sayılmıyor. Bunun için sadece Hizmet Tespit Davası açabilirsiniz. Bu da hem uzun sürer hem de size bir şey kazandırmaz. Sadece giriş tarihiniz geri gider. Bu da işinize yaramaz. Zira süreniz dolmuş. İkinci giriş tarihiniz 22.12.1983 görünüyor. Buna göre; 25 yıl, 48 yaş ve 5.225 günle emekli olabilirsiniz. 18 ay askerlik borçlanması ile birlikte toplam 4.539 gününüz var. 25 yıl dolmuş. 48 yaş da 01.01.2012 tarihinde doluyor. 23 ay daha prim öderseniz 5.225 günle emekli olabilirsiniz.

 LÜTFİ KÖKSAL / TÜRKİYE

 19.12.2011

Yeni Ticaret Kanunu'nda şeffaflık ancak nereye kadar!

Yeni Ticaret Kanunu'nda şeffaflık ancak nereye kadar!

Yeni Ticaret Kanunu uygulama tarihi yaklaştıkça şirket yöneticileri telaşla beklemeye başladı.
 Yapılan seminer ve tanıtımların bir kısmı şirket yöneticisinin kafasını karıştırıyor. Olayı bazen abartıp sadece hapis cezaları ön plana çıkarılıyor. Bazen de olay basite indirgeniyor. Bu konuda en başarılı eğitim ve seminer çalışmalarını yapan kurumların başında Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası geliyor.
1 Temmuz 2012 sabahı iş dünyası açısından yeni bir dönemin başlangıcı olacak.
 Şirketleri kurumsal yönetim ilkelerinin gerektirdiği şeffaflaşma ve dünya standartlarında raporlama gibi kurallara uymaya zorlayan süreç başlayacak. Yönetim kademesinin sorumlulukları, şeffaflık, hesap verilebilirlik, ortağın şirketten borç alma yasağı, tek kişi ile şirket kurma, bir kişilik yönetim kurulu, kurullarda elektronik oy kullanma gibi birçok husus uygulamaya girecek.

İnternet mecburiyeti!

 Kanun şeffaflık açısından kapalı şirketleri halka açık olanların seviyesine yükseltiyor. Bu durum beraberinde muhasebe standartları ve denetim zorunluluğunu da beraberinde getiriyor. Şirketlerin finansal durumu, hissedarlara, yatırımcılara ve kredi verenlere doğru ve dürüst şekilde yansıtılacak. Bu amaçla, şirketler internet sitesi oluşturma ve bu sitenin belli bir bölümünü duyurular için ayırmak zorunda. Ancak şu anda faaliyet gösteren birçok şirketin gerek mali durumu gerekse faal olup olmadığı hususu, bunun gerekliliğini tartışılır hale getirdi! Rekabet ortamında birçok şirket kendi gücüne göre internet ortamında site oluşturmakta. Ancak kanunla bunun bir zorunluluk haline getirilmesi ne kadar doğru?

.
Bu harcamanın maliyetine kim katlanacak!
Bu konuda birçok şirket sahibi teşvik ve destek bekliyor!
İnternet sayfasında neler duyurulacak?
 Şirketçe kanunen yapılması gereken ilanlar, belgeler, bilgiler değerleme raporları internet sitesinde yer almak zorunda. (TTK Md. 1524)
 - Yönetim kurulu açıklamaları,
 - Finansal tablolar, kanunen açıklanması gerekli ara tablolar,
 - Özel amaçlarla çıkarılan bilançolar ve diğer finansal tablolar, pay ve menfaat sahipleri bakımından bilinmesi gerekli finansal raporlar,
 - Yönetim kurulunun yıllık raporu, kurumsal yönetim ilkelerine ne ölçüde uyulduğuna ilişkin yıllık değerlendirme açıklaması,
 - Yönetim kurulu başkan ve üyeleriyle yöneticilere ödenen her türlü paralar, temsil ve seyahat giderleri, tazminatlar, sigortalar ve benzeri ödemeler, denetçi, özel denetçi, işlem denetçisi raporları başta olmak üzere birçok bilgi, rapor ve belge kamuoyu ile paylaşılacak.

.
 Şirket sırları veya mahrem bilgiler kamuoyu ile paylaşılacak.
 Türk Ticaret Kanunu'nun bir bölümünde ticari sırlara büyük önem verilirken bir başka bölümünde şeffaflık adına sır ilkesi arka plana atılmış. Örneğin şirketteki görevleri dolayısıyla iş ve işletme sırlarını açıklayanlara 1 yıla kadar hapis ve 300 güne kadar adli para cezası öngörülmüş. Ancak nelerin sır olduğu belli değil. Kaldı ki ticari birçok bilgi internet sitesinde duyurulmak zorunda.

.
 Bahse konu bilgilerin önemli bir kısmı işletmeler tarafından vergi dairesine beyan edilerek bildirilmekte. Vergi Usul Kanunu'nun 5. maddesinde yer alan Vergi mahremiyeti başlıklı düzenleme ile bu tür bilgiler mahrem niteliğinde. Ancak Yeni Ticaret Kanunu'nda bu bilgiler mahrem ve sır sayılmamış. Bu durumun uygulama da ne kadar sıkıntı oluşturacağı belli. Kısa sürede bu konuda rahatlama sağlayacak düzenleme beklenmekte. Bu çelişki ve olumsuzluk umarız kısa sürede düzeltilir.

 İSMAİL KÖKBULUT / BUGÜN


 19.12.2011

Şirket bilgisayarını özel işinizde kullanmayın

Şirket bilgisayarını özel işinizde kullanmayın

Bir firmanın muhasebe bölümünde çalışmaktayım. Şirket işleri için mecburen bilgisayar kullanıyoruz. Bilgisayarı işlerimizi aksatmadan kendi özel işlerimiz için kullandığımız da oluyor. Bu, benim veya benim gibi olan arkadaşlarımın tazminatsız işten çıkartılmasına neden olur mu? Berna

.
Şirket bilgisayarının kişisel işlerde kullanılması, çalışanların tazminat ödenmeksizin işten çıkarılmasına neden olabilir. Ancak bu durumun iş sözleşmesinde veya işyeri personel yönetmeliğinde belirtilmesi gerekir. İş sözleşmesinde ve personel yönetmeliğinde belirtilmemiş ise iş sözleşmesinin feshinde tazminat ödenmesi gerekir.


Bağ-Kur'dan ölen eşim üzerinden maaş almaktayım. Aynı zamanda isteğe bağlı ödemekteyim. Sağlık yardımını eşimden aldığımdan isteğe bağlıya sağlık primi ödememek için dilekçe versem kabul edilir mi? 5...628117 Nolu SMS:

.
İsteğe bağlı sigortalı olanların malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primi ile genel sağlık sigorta primini ödemeleri zorunludur. Yalnızca malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primi ya da sadece genel sağlık sigortası primi ödeyip, isteğe bağlı sigortalı olarak sayılmaları kanunen mümkün değildir. Ayrıca, isteğe bağlı olduğunuz sürece sağlık hizmetini ölen eşinizden değil kendi isteğe bağlı sigortalılığınızdan almanız gerekmektedir.


2000 yılından beri kapıcılık yapıyorum. Sigorta girişim 02.02.2000, tazminatımı alıp kendi isteğimle ayrılabilir miyim? 5...369111 Nolu SMS:

.
İş Kanunu'na göre hizmet süreniz ve prim ödeme gün sayınız dolmuş.

Emekli olmak için yaşı bekliyorsanız bu şartları taşıdığınıza dair Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan alacağınız bir yazı ile işverene müracaat etmeniz halinde, kıdem tazminatınızı alarak işten ayrılabilirsiniz. Aksi durumda hiç sebep yokken işten ayrılanlar tazminat alamazlar.

Gerçek ücret üstünden prim ve vergi ödemeyenler ne zaman denetlenip kontrol edilecekler. Lütfen yardımcı olmanızı rica ederim. 5...286755 Nolu SMS:

.
Bu durumla ilgili olarak Çalışma Bakanlığı İl Müdürlüğü, Maliye Bakanlığı Defterdarlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'ne şikayette bulunarak, konuyla ilgili inceleme yapılmasını talep edebilirsiniz.


NE ZAMAN EMEKLİ OLURUM?
06.03.1965 doğumluyum, 10.04.1988'den itibaren sigortalı olarak çalışmaktayım. 18 ay askerliğimi ödersem ne zaman emekli olurum? Emeklilik yaşım doldu mu? Ayrıca kendi isteğimle işten ayrılırsam tazminat alabilir miyim? 5...788925 Nolu SMS:,


.
SSK girişinize göre 25 yıl, 50 yaş ve 5375 prim gün şartlarına tabisiniz. 17 aylık askerlik borçlanmanız durumunda 49 yaş ve 5300 prim gün şartlarına tabi olabilirsiniz. 49 yaşınız 2014 tarihinde dolacağından emekli olacağınız tarih 06.03.2014 tarihi olacaktır. Ayrıca, prim gün sayınız tamam ve yaşı bekleyecekseniz Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan alacağınız belge ile tazminatınızı alabilirsiniz.


Doğum tarihim 04.08.1965, işe girişim 07.09.1987, askerlik borçlanmasını 550 gün olarak ödedim. Prim gün sayım 8865 gün, ne zaman emekli olurum? Kemal PEKŞEN
SSK girişiniz ve ödemiş olduğunuz askerlikle beraber 25 yıl, 49 yaş ve 5300 prim gün şartlarına tabisiniz. 25 yıl ve prim gün şartınız tamam ancak 49 yaşınız 2014 yılında dolacağından emekli olacağınız tarih 04.08.2014 tarihi olacaktır.


 

ALİ ŞERBETÇİ

http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/aliserbetci/2011/12/19/sirket-bilgisayarini-ozel-isinizde-kullanmayin

İşsizlik ödeneğinden yararlanma

 

İşsizlik ödeneğinden yararlanma

Türkiye, işsizlik sigortasıyla Ağustos 1999'da tanıştı. Bilindiği üzere 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu, 17 Ağustos 1999 Depremini izleyen hafta içerisinde yasalaşmış ve bu yasa ile ilk büyük sosyal güvenlik reformlarından biri yapılmıştı.

.

Bu Yasaya göre, işsizlik sigortası kapsamında bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlerden iş sözleşmesinin "İşsizlik ödeneğine hak kazanmanın şartları" başlıklı 51'inci maddesinde belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri ve bu Kanunda yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar. Sigortalılar, iş sözleşmesinin yasada belirtilen şekillerde feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmak kaydıyla, son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş olmak ve iş sözleşmesinin feshinden sonraki 30 gün içinde en yakın İŞKUR birimine şahsen ya da elektronik ortamda(www.iskur.gov.tr portalı üzerinden) başvurarak iş almaya hazır olduğunu bildirmek koşulu ile işsizlik sigortası hizmetlerinden yararlandırılmaktadır. Mücbir sebepler dışında 30 gün içerisinde başvurulmaması halinde, başvuruda gecikilen süre, toplam hak sahipliği süresinden düşülmektedir.

İşsizlik ödeneği süresi

İşsizlik ödeneğinin miktarı, ödeme süreleri ve zamanı ile sigorta primleri hakkındaki 4447 s.K.m.50'de işsizlik ödeneği alabilmek için dört temel koşul öngörülmüştür: 1) İş sözleşmesinin sona erdiği tarihten önceki son 3 yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak prim ödenmiş olması, 2) İş sözleşmesinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışılmış olunması, 3) İş sözleşmesinin İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 51'inci maddesinde sayılan hallerden birisine dayalı olarak sona ermiş olması, 4) Sigortalı işsizin işten ayrıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde İŞKUR'un ilgili birimine doğrudan veya elektronik ortamda başvurması. Öngörülen bu şartları taşıyanlardan;

* 600 gün prim ödemiş olanlara 180 gün,

* 900 gün prim ödemiş olanlara 240 gün,

* 1080 gün ve daha fazla prim ödemiş olanlara 300 gün,

süre ile işsizlik ödeneği ödenmektedir.

İşsizlik ödeneği miktarı

Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 39'uncu maddesine göre onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemez. İşsizlik ödeneğinin miktarının hesaplaması, aşağıda 2011 yılı ikinci 6 aylık dönemi itibariyle ele alınmıştır. 600-900-1080 prim günlerinin son 3 yıl içinde ödenmesi gerekiyor, ancak son işyerinden ödenmesi zorunluluğu yoktur. 120 gün şartında bile ara vermeksizin farklı işyerinde çalışılması mümkündür: "Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışılmış olunması". Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine göre onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini (837 * %80= 669,60 TL/Brüt) geçemez. Buna göre, 2011 ikinci yarıyılda, işsizlik ödeneği, brüt 334,80 TL - 669,60 TL/aylık tutarlar arasında ödenmektedir.

a)Son dört ay asgari ücretle çalışan için işsizlik ödeneği hesabı: 837 * %40 =334,80 TL/Brüt; DV: 2,21TL; Net işsizlik ödeneği: 332,59 TL.

b)Son dört ay aylık 1000.-TL ile çalışan için işsizlik ödeneği hesabı: 1.000 * %40 = 400.-TL/Brüt; DV: 2,64 TL; Net işsizlik ödeneği: 397,36 TL.

c) Son dört ay aylık 2500 TL ile çalışan için işsizlik ödeneği hesabı: 2.500 * %40 = 1000.-TL; Ancak hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı yüksek olsa bile, işsizlik ödeneği tutarı aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini -%80- geçmediği için, İŞKUR tarafından ödenecek aylık işsizlik ödeneği miktarı –yani brüt aylık işsizlik ödeneği tutarı-: 669,60 TL/Brüt; DV: 4,42 TL; Net işsizlik ödeneği: 665,18* TL olarak hesaplanmıştır. Bu hesaplama, 2500.-TL'den yüksek bütün aylık ücretler için de geçerlidir. Bu sonuca göre, yüksek aylık ücretlerde işsizlik ödeneği miktarı, tutar ve oran olarak düşmektedir.

Bu hesaplamalar, 2011 yılı sonuna kadar geçerli olup, 2012 yılında asgarî ücretin değişmesiyle bu tutarlar da değişecek ve yeni asgarî ücrete göre hesaplanması gerekecektir.

İşsizlik ödeneğinin kesileceği haller

İşsizlik ödeneği almakta iken; 1) Kurumca teklif edilen mesleklerine uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içinde bir işi haklı bir nedene dayanmaksızın reddeden sigortalı işsizlerin ödenekleri kesilir ve kalan işsizlik ödeneği hak sahipliği kaybedilir. 2) Gelir getirici bir işte çalıştığı veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı aldığı tespit edilen sigortalı işsizlerin ödenekleri kesilir ve kalan işsizlik ödeneği hak sahipliği kaybedilir. 3) Kurum tarafından önerilen meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimini haklı bir neden göstermeden reddeden veya kabul etmesine karşın devam etmeyen ve haklı bir nedene dayanmaksızın Kurum tarafından yapılan çağrıları zamanında cevaplamayan, istenilen bilgi ve belgeleri öngörülen süre içinde vermeyen sigortalı işsizlerin işsizlik ödenekleri kesilir. Ancak, bu hallerin sona ermesi durumunda, ödemelere yeniden başlanır. Şu kadar ki, bu suretle yapılacak ödemenin süresi başlangıçta belirlenmiş olan toplam hak sahipliği süresinin sona erdiği tarihi geçemez.

 Tahsin Sınav

 http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=19.12.2011&y=TahsinSinav

Blog Arşivi

BU HAFTA EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK OKUNANANLAR

Categories

.edevlet.com (1) ‘Gelir Testi’ (1) ‘intibak zammı’ (1) "EŞ DURUMU" (1) "muhasebe" (21) "Pratik Bilgiler "pratik bilgiler (1) (Stopaj (1) 01.01.2012 - 30.06.2012 Asgari Ücret (1) 01.07.2012 - 31.12.2012 Asgari Ücret (1) 12 Eylül mağdurları (2) 15 yıldan az memuriyet (1) 16 Yaşından Büyükler Asgari Ücret (1) 16 yaşını doldurmuş işçiler (1) 18 Yaş GSS (1) 18 Yaş Üstü (1) 2-B arazilerinin satış şartları (1) 2009 askerlik borçlanması hesaplama (1) 2011 enflasyon (1) 2011 kapanış işlemleri (6) 2011 Yılbaşı Milli Piyango (1) 2012 (105) 2012 açılış işlemleri (6) 2012 Amortisman Sınırı (1) 2012 ASGARİ (1) 2012 ASGARİ ÜCRET (2) 2012 Avukatlık Ücret Tarifesi (1) 2012 DAMGA VERGİSİ ORANLARI (1) 2012 defter (1) 2012 Defter tasdi (1) 2012 Defter Tutma Hadleri (1) 2012 DİĞER KAZANÇ (1) 2012 Fatura Düzenleme Sınırları (1) 2012 Geçici Vergi Oranları (1) 2012 Gelir Vergisi (1) 2012 gelir vergisi oranlar (1) 2012 GELİR VERGİSİ ORANLARI (1) 2012 Gelir vergisi tarifesi (2) 2012 Hesap Pusulası (1) 2012 KAPICI MAAŞ HESABI (1) 2012 milli piyango sonuçları (1) 2012 Motorlu Taşıtlar Vergisi (1) 2012 Motorlu Taşıtlar Vergisi Tarifeleri (1) 2012 MTV (1) 2012 Sakatlık indirimi (1) 2012 SGK İDARİ PARA CEZALARI (1) 2012 VERGİDEN MÜSTESNA YEMEK BEDELİ (1) 2012 YEMEK BEDELİ (1) 2012 Yemek İstisnası (1) 2012 Yılbaşı Milli Piyango (1) 2012 YILI (66) 2012 yılı asgari ücret (2) 2012 yılı asgari ücret tutarları (2) 2012 yılı cenaze ödeneği (1) 2012 YILI DEFTER TUTMA (1) 2012 YILI DEFTER TUTMA HADLERİ (3) 2012 yılı emzirme ödeneği (1) 2012 Yılı gelir (1) 2012 Yılı gelir vergisi (1) 2012 Yılı gelir vergisi dilimleri (1) 2012 yılı gelir vergisi oranları (1) 2012 Yılı Sakatlık İndirimi (1) 2012 yılı vergi (1) 2012 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranı (1) 2012 Yili Asgari Geçim İndirimi Tablosu (1) 2B Arazi (1) 2B Arazileri (2) 31.10.2011 tarih 292 nolu karar (1) 3600 günle emeklilik (1) 4 ülkede kıdem tazminatı fonu (1) 4/b Sigortalılık Bildirimi (1) 4857 (1) 4857 sayılı (1) 5 lira fazla katılım payı (1) 6111 Sayılı Kanun (1) 65 YAŞ (1) 65 YAŞ AYLIĞI (1) 65 yaş ve özürlü maaşı hangi hallerde kesilir? (2) 657 s.DMK’ya göre istihdam şekilleri (1) 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU (1) 663 sayılı KHK (1) 666 kanun (1) 666 sayılı (1) 8.000 TL üzerindeki ödemeler (1) 975 lira taban (1) Açık Hesaplarınızın Ne Kadarını Tahsil Edebileceğinizi Biliyormusunuz (1) AGİ (2) AGİ NEDİR? (1) aidatlarını ödememekte direnirken (1) AİLE HEKİMLİĞİ (1) Akaryakıt fişi (1) Akşam Metin Taş (1) Alacak ve Borç Notları (1) Alarm İzleme Merkezi Kurma ve İşletme Yeterlik Belgesi (1) Ali TEZEL (1) almanya (1) Almanya'dan yurtdışı borçlanma (1) ALO 170 (1) Amortisman (1) Amortisman Sınırı (1) Analık sürelerinin borçlanılması (1) Ankara bomba (1) ANONİM ŞİRKET (1) Anonim şirketler (1) Anonim şirketler neden ve nasıl hisse senedi bastırmalıdır (1) ANONİM ŞİRKETLERDE MENKUL KIYMETLER (1) APARTMAN GÖREVLİLERİ AGİ (1) ARAÇLARIN Trafikten Silinmesi (1) Aralık 2011 Vergi Takvimi (1) ASBİS (1) ASBİS Nedir (1) ASGARİ GEÇİM (1) ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ (1) ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ 2012 (1) asgari geçim ücreti (1) Asgari Ücret (8) Asgari ücret 701 (1) Asgari Ücret Maliyeti (1) Asgari Ücret ve Yasal Kesintiler (2) Asgari ücret yeni yılda (1) ASKERİ İŞ MÜFETTİŞLİĞİ (1) askerlik (2) askerlik borçlanma formu (1) askerlik borçlanma hesaplama (1) askerlik borçlanma hesaplaması (1) askerlik borçlanma işlemi (1) Askerlik borçlanması (3) ASKERLİK KANUNU (1) atama (2) Avukat (1) Avukatlık (1) AVUKATLIK ASGARİ (1) AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET (1) AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ (1) Avukatlık Ücret (1) Avukatlık Ücret Tarifesi 2012 Belirlendi (1) Aylığa Hak Kazanma Koşulları (1) AYLIK VE YILLIK ENFLASYON (1) baglilik (1) Bağ (1) Bağ-Kur (5) bağ-kur dökümü (1) Bağ-Kur İntibak (1) Bağ-Kur Tevkifatı (1) Bağımsız Denetçi (2) bağımsız denetçiler (1) Bağımsız denetim (2) Bağımsız Denetleme (1) BağKur (4) bağkur dökümü (1) Bağkur hizmet dökümü (1) bağkurlu dökümü (1) Bahçe Tapusu Olanların Tarım SSK’lısı Olup Olamayacaklarının Açıklanması (1) bakanı (1) Bankalar (1) Basit usul (1) Başbakan Tayyip Erdoğan (1) BAYRAM TATİL GÜNLERİNDE İŞ KAZASI (1) BDDK (1) bedelli (2) BEDELLİ ASKERLİK (4) bedelli askerlik işlemleri (1) Bedelli çalışmaları bayramdan sonra (1) Belediyeden kiralanan seyyar sergi yerleri için kira ödemeleri üzerinden tevkifat yapılmayacağı (1) belli para (1) BEŞ PUANLIK (1) beyanname (100) Bilirkişi (1) Bilirkişilerin (1) Bilirkişiye Başvuru (1) binek (1) Binek otomobilin alım ve satımında KDV oranı kaçtır ? (1) Binek otomobilin KDV’sini (37) Bir Kişi İle Kurulabilecek (1) Bireysel Emeklilik (1) Bireysel Emeklilik Sistemine Yapılan Ödemeler (1) BİRLEŞME İŞLEMLERİNE İLİŞKİN ESASLAR TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ: I (1) borçlanma (1) Borçlanma Bedelleri (1) Borçlunun bütün eşyaları haczedilemez (1) Borçlunun haline uygun evi haczedilemez (1) BUGÜNKÜ YAZILAR (5117) bülent deniz (1) C Özel Güvenlik Yöneticisi Kimlik Kartı (1) Cenaze Ödeneği (1) Creditnote (1) Cumhuriyet tarihi rekoru (1) ÇALIŞANLARIN SOSYAL GÜVENLİĞİ (1) çalışma ve sosyal güvenlik (1) Çalışmayan (1) çek (1) çek yasası (1) çevre temizlik vergisi (1) Çeyiz Yardımı (1) Çocuklar sağlık hizmeti (1) daha az prim (1) Damga Vergisi (1) danışman (1) Dar Mükellefiyet (1) debitnote (1) defter (2) Defter Bilgi Girişi (1) defter Kapanış Tasdiği (1) Defter tasdi (1) Defter Tasdikinde Ek Süre (1) defter tutulma (1) Defter ve belgeleri depremde kaybolanlar (1) Değer Artış KazançI (1) Değer Artış Kazançlarının Vergilendirilmesi (1) değerleme oranı (1) Denetçi olabilme (1) Denetçilerin Atanması (1) Denetçinin seçilmesi (1) Denetim raporu (1) Denetimin (1) Deprem bağışları (1) Deprem bağışlarının vergi matrahından (1) Deprem bölgesinde primi 1 gün bile yatana emeklilik (1) Deprem sigortası (1) deprem vergisi (1) Depremzede işçinin ücreti İş-Kur'dan (1) Depremzedelere müjde (1) DERNEKLER (1) DERNEKLER YÖNETMELİ (1) dilekçe (224) DİLEKÇE ÖRNEĞİ (2) DİLEKÇE ÖRNEĞİ Veri Sorgulama (1) DİLEKÇE ÖRNEKLERİ (12) DİLEKÇEYE (1) Dizi (1) DOĞUM BORÇLANMASI (5) Doğum ücretsiz izni ve izinden dönüşte işe başlama hakkı (1) dönem sonu (6) DÖNEM SONU İŞLEMLERİ (7) Dul aylığı (1) DUYURULAR (568) e devlet (1) E-Defter (1) e-devlet (1) e-haciz (1) ebeyanname (100) ece üner (2) Ecrimisil (1) edefter (1) edefter.gov.tr (1) edevlet (1) EKONOMİ (626) Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan (1) Elektronik Defter (1) Emekli (11) emekli aylığı (1) emekli aylığını yükseltmek (1) Emekli aylıkları haczedilemez (1) Emekli dernekleri (1) Emekli İkramiyesi (1) emekli intibak (1) Emekli Sandığı (3) Emekli Sandığı dökümü (1) Emeklilerin maaşı (1) Emeklilik (1) Emeklinin alım gücü (1) Emeklinin intibakı (1) EMEKLİNİN YILLIK İZNİ (1) Emekliye (1) Emekliye intibak (1) Emekliye müjde (1) Emekliye tazminat (1) Emekliye zam geliyor (1) emlak vergisi (4) Emlak Vergisi bildirimi (1) Emsal kira (1) EMZİRME ÖDENEĞİ (2) ENFLASYON (1) Enflasyon Hesaplama (2) Engelli bakım maaşına konulan hacize mahkeme 'dur' dedi (1) Engelli Sigortalıların (1) Engellilere İş Müjdesi (1) erken emekli (1) Eski memur (1) Esnaf Sicil Kaydı Bağ-Kur'lu (1) Esnek Zamanlı Çalışma (1) eş durumu nakli (1) eşi vefat etmiş (1) EŞİT DAVRANMAMA TAZMİNATI (1) Etiketler: 292 nolu hakem heyeti kararı (1) ev hanımına (1) Ev hanımlarının emekliliği (1) Evlenme Ödeneği (1) evlilik (1) FAİZ (2) Faktoring İşlemlerinin Muhasebe Kaydı (1) FARK ÜCRETİ (1) faruk çelik (1) FASON HİZMETLERDE KDV İADESİ (1) FASON TEKSTİL (1) FATURA (2) Fatura Düzenleme (1) Fatura Düzenleme Sınırları (1) Fatura Kullanımı (1) Faturada Ayrıca Teslim Adresine Yer Verilebilir mi? (1) FATURAYA SÜRESİNDE İTİRAZ (1) fazla çalışma (1) Fazla mesai (1) Fazla mesai nasıl ispatlanacak (1) FESHİ (1) fesihte geçerli neden (1) Fiili Hizmet Zammı (1) Finanasal (1) Finanasal Kiralama (1) Finanasal Kiralama Muhasebe Kayıtları (1) Finansal kiralama (1) FİRMADA KULLANILAN OTOMOBİLİN KAZA YAPMASI SONUCU SERVİS ŞİRKETİ TARAFINDAN KESİLEN FATURANIN SİGORTA ŞİRKETİNE YANSITILMASI MUHASEBE KAYDI (3) FON İSİMLERİ (1) Foreks İşlemi (1) FRANSIZ ÜRÜNLERİ (1) Gayri Maddi Haklar (1) GAZETECİ VE GEMİ ÇALIŞANLARINI (1) GAZETECİLER NE ZAMAN EMEKLİ OLUR (1) Geçici iş göremezlik (1) Geçici iş göremezlik ödeneği (2) Geçici Vergi Oranları (1) Geçici Vergide Yanılma Payı (1) gelir (302) gelir testi (3) GELİR TESTİ NEDİR (1) Gelir Testi Süresi Uzatıldı (1) Gelir testine müracaat bildirimi (1) Gelir Uzman (1) Gelir ve Aylıklarda Zamanaşımı Sürelerinin Eski ve Yeni Kanunla Karşılaştırılması (1) Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması (1) gelir vergisi (2) Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 280) (1) GELİR VERGİSİ ORANLARI (1) gelir.gov.tr (125) gelirler (4772) gelirler.com (192) gelirler.gov.tr (4349) gelirlergov (111) gemlik hakem heyeti (1) gemlik tüketici sorunları ilçe hakem heyeti (1) genek sağlık başvuru (1) Genel Sağlık Sigortalıs (1) Genel Sağlık Sigortası (2) GENEL SAĞLIK SİGORTASI (4) GEREKEN (1) GEREKLİ BİLGİLER (5) ggs (3) GİB (3286) gib.gov.tr (31) gider pusulası (1) Giriş Sınavı (1) Götürü Gider (1) GSS (9) GSS DİLEKÇE ÖRNEĞİ (1) gss Prim Tablosu (1) GSS Sağlık (1) GSS tescil bildirim (1) Gurbetçi ev hanımı (1) GÜMRÜK GENEL TEBLİĞİ (TARİFE-SINIFLANDIRMA KARARLARI) (SERİ NO: 13) (1) GÜNDEM (4934) HABER (4470) habertürk tv (2) haciz (1) Hafta Tatili Ücreti (1) HAFTALIK YAYIN (28) hakem heyeti kararları (1) HASTA SEVK FORMU (1) hastane (1) Hem kocadan hem de anne-babadan aylık bağlanır mı (1) hesap işletim ücreti iadesi (1) hesap işletim ücreti iadesinin kararı (1) hesap işletim ücretine itiraz (1) hesap işletim ücretleri (1) hesap işletim ücretleri iadesi (1) Hesap numaraları (1) hesapişletim ücretinin iadesi (1) hız sınırı (2) hibe kredi (1) HİLELİ İFLAS ETMEK (1) Hizmet Dökümü (1) Hizmet grubu (1) https://www.turkiye.gov.tr/ (1) hukuk (1) Irak (1) iade (1) İbraname (1) ibraname Örneği (2) için (1) İdari Para Cezaları (1) İhaleli İşlerde Kıdem (1) İhbar İkramiyesi (1) İhracat (2) İHRACATTA GVK (1) İhtirazi Kayıtla Beyan (1) ikinci derece usulsüzlük (1) İkramiyenizi güncel (1) İktisap Tarihi (1) İlk Defa Sigortalı Olarak Çalışmaya Başlamadan Önce Malûliyeti Bulananların Emeklilikleri (1) indirilebilir (1) indirim (1) İndirimli Orana (1) İndirimli Orana Tabi Satışlar (1) internet sitesi (1) İNTERNET SİTESİ ZORUNLULUĞU (1) İntibak (6) İntibak 2013'e kaldı (1) İntibak Maaş (1) intibak yasası (3) İNTİBAK YASASI 2012'DE YASALAŞIYOR (1) intibak zammı (1) İstanbul Tapu Kadastrolular Derneği Başkanı Metin Yeşil (1) isteğe bağlı sigorta (1) istifa (1) İstifa eden işçinin hakları (1) istifa evrakları (1) İSTİSNA TUTARLARI (1) İŞ (1) İŞ GÖREMEZLİK BELGESİ (1) İş göremezlik belgesi değişti (1) İş Kanunu Para Cezaları (1) iş kazası (1) iş koçu (1) İş Sözleşmeleri (1) iş sözleşmesi (1) İşçi (1) İŞÇİ 1 ay içinde dava açabilir (1) İŞÇİ ALACAK BELGESİ (1) işçi izin hakları (1) İŞÇİ VE ESNAFIN ÖLÜMÜNDE CENAZE ÖDENEĞİ VERİLME ESASLARI (1) İşçilerin İzinleri (1) İşçilerin İzinleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler (1) işçilerinin (1) İŞÇİNİN BİRDEN FAZLA RAPOR (1) İŞÇİNİN HAFTA TATİLİ (1) İŞÇİNİN İSTİFA ETMESİ (1) İŞÇİNİN İSTİFA ETMESİ VE DİĞER ÇIKIŞ İŞLEMLERİNDE YAPILMASI GEREKENLER (1) İŞÇİNİN İŞVERENE ÇEKECEĞİ İHTAR ÖRNEĞİ (1) İşçinin sadakat borcu (1) İŞE İADE EDİLME (1) İŞKUR (4) İşlem Denetçiliği (1) İşlem denetçisi (1) işletim ücreti iadesi (1) İşsizlik (1) İşsizlik maaşı (1) İşsizlik ödeneği (1) İŞSİZLİK ÖDENEĞİ (1) İŞSİZLİK SİGORTASI (1) İşsizlik yardımları (1) İşte yerli otomobilin gerçek fiyatı (1) İşten Ayrıldığımda Ne Kadar Kıdem Tazminatı Alabilirim (1) İşten Ayrılırsam Emeklilik Şartlarım Değişir mi (1) İşveren (2) işveren fesih (1) İşveren işçiden senet alabilir mi? (1) İşverenlerimizin Ücret (1) İZİN (1) KABAHATLER KANUNU (1) Kaçak işçi (1) Kaçak işçi çalıştıranlar (1) Kaçakçılık suçu (1) Kadın ve erkeğin emekli olma yaşları farklı (1) KADINLARIN DOĞUM İZNİ (1) Kadrolulara bayram hediyesi (1) kamu (1) kanun (950) kapanış muhasebe kayıtları (6) karşılıklı edimler (1) KARŞILIKSIZ ÇEK (1) KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇ OLMAKTAN ÇIKARILIYOR (1) Kart aidatı (1) kartı (1) KASIM MALİ TAKVİMİ (1) katılım payı (1) Katma Değer Vergisi Oranları (1) Katsayı (1) Katsayı uygulaması (1) Katsayı uygulaması kalktı (1) kayıt (3178) KDV (81) KDV indirimi (1) kdv oranları (1) KDV TEVKİFATI (1) Kenar (1) Kendi adınıza kayıtlı iş yerinde (1) kendisine yöneltilen soruların cevaplarını internetten de yayınlayabilecek (1) KEY (1) kıdem tazminatı (7) Kıdem Tazminatı dikekçe (1) Kıdem Tazminatı Fonu (4) Kıdem Tazminatı Fonu 1 Ocak 2012 (1) KIDEM TAZMİNATI ÖDENMESİ (1) Kıdem ve ihbar tazminatı (1) Kız Çocuklarına GSS (1) Kız Çocuklarına GSS Zorunlu mu (1) Kimler denetçi olabilir (1) Kimler yeşil kart alabilecek (1) Kira Geliri (1) Kiralama Muhasebe (1) Kiralama Muhasebe Kayıtları (1) KKDF (1) Klip ve Reklam Filmlerinde Çalışan Oyuncu ve Set İşçilerinin Sosyal Güvenliği (1) Know-how (1) KOBİ TFRS (1) kobilere-250-bin-tl-geri-odemesiz-destek (1) Kollektif (1) KONFEKSİYON HİZMETLERİNDE KDV (1) Konsinye Satışlar (1) KONUT KİRA GEELİRLERİ İSTİSNA TUTARLARI (1) Kooperatif (1) KRAMİYEDE YENİ DÜZENLEME (1) kredi (1) kredi kartı (2) Kurumlar Vergisinden Müstesna Kazançlarda Kur Farkları ve Vade Farklarının Durumu (1) Leasing (1) limit (2) limited şirket sözleşme (1) Limited şirkette fesih (1) liste (1) lkesi (1) Lütfi Köksal (1) MAAŞINA HACİZ (1) Maden işçisinin emekliliği (1) MADENDE EMEKLİLİK KOŞULLARI (2) MADENDE EMEKLİLİK TABLOSU (2) MAHKEME KARARLARI (304) Mal bildirimi (1) Mali Tablolar (1) MALİ TAKVİM (2) MALİYE (4655) Maliye Bakanlığı (2) Malul (1) malul olanların emekliliği (1) Malulen emekli olmanın şartları (1) Malullük aylığı (1) Malullük aylığı kimlere bağlanır (1) Mavi Kart Nedir (1) MEB’deki memur (1) Mehmet Şimşek (1) memur (7) Memur Emeklisi Avukat (1) memur ikramiye (1) memur maaşı (1) Memur ve emekliye zam (1) memura zam (1) Memurlar (2) Memurlara emekli (1) MEMURLARA GREV HAKKI (1) Memurlara rotasyon (1) Memurların taban aylığı (1) Memurların Yenilenen Hastalık Raporu (1) Memurun 2012 maaş zammı belli oldu (1) Memurun Dul (1) Memurun Dul ve Yetim (1) Meslek Hastalığı (1) Mevsimlik iş (2) Mevsimlik iş sözleşmesinde kıdem tazminatı (1) Mevsimlik işçi (1) miili (1) milli (1) milli piyango çekilişi sonuçları (1) milli piyango sıralı tam liste 2012 (1) Montaj ve Taşımacılık Faaliyetlerinde Götürü Gider Uygulaması (1) Motorlu Taşıtlar Vergisi (1) MTV (1) mu (1) MUHASEBE (5542) MUHASEBE kayıtları (164) MUHASEBE KAYITLARI (50) Muhasebe Standartları (1) muhasebe uygulaması (1) Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu (1) MUHASEBECI DEFTER BILGI (1) muhasebeci (3178) Mükellefler Ba Bs formlarında düzeltme yapabilirler mi? Düzeltme yapılması durumunda ceza uygulanır mı? (4) müstahsil (1) Müşteri Bildirim Formu (1) Müşteri Devir Teslim Formu (1) NDE ÖDENMESİ (1) NO: 44) (1) noter (2) noter ihtar Örneğl (1) Noterler MUHASEBE (1) Noterlerin SGDP (1) Nüfus cüzdanı (1) Nüsha (1) olur (1) Onarma (1) Organını kendi isteği (1) otomobil (1) Otomotiv Sanayii Derneği (1) Ödediği KDV (1) ÖDEME (1) ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENLERE YARDIMLAR (1) ÖĞRENCİ YAPILAN YARDIMLAR (1) öğretmen (2) öğretmen adayı (2) öğretmen adayları (1) ÖĞRETMENLER (1) ölüm (1) ÖNEMLİ (81) Özel denetçi (1) ÖZEL HASTANE (1) Özel SMMM (1) Özel SMMM Sınav (1) Özel SMMM Sınav Programı (1) ÖZELGE (1364) Özelge nedir (1) ÖZELGELER (240) Özürlü Teşvik (1) Para kazanmanın yolu (1) park yasağı (2) PART-TİME (1) PART-TİME İŞ SÖZLEŞMESİ (1) PARTTİME iş sözleşmesi (1) Pasaport (1) piyango (1) Pratik Bilgiler (1) Prim (2) Prim borcu (1) PRİM KESİLECEK KAZANÇLAR (1) PRİME ESAS KAZANÇ (1) Prof. Abuzer Kendigelen (1) Prof. Dr Erdoğan Moroğlu (1) Prof. Dr. Şükrü Kızılot (1) Prof. Dr. Ünal Tekinalp (1) RESMİ GAZETE (142) RESMİ GAZETEDE BUGÜN (1) Resul KURT (1) S (1) Sağlık (2) Sağlık Bakanlığı (1) Sağlık Bakanlığını (1) Sağlık Bakanlığını Yeniden Yapılandırdık (1) sağlık hizmeti (2) Sağlık prim borcu (1) Sağlık Provizyon ve Aktivasyon Sistemi (1) sağlık sigortası (3) sağlık yardımı (1) sağlıktan nasıl faydalanacak? (1) SAHTE BELGE DÜZENLEME (1) SAHTE fatura DÜZENLEME (1) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananların emekliliğe hak kazanma şartları (1) Sakatlık indirimi (1) Sebepsiz İŞTEN atılan (1) Sendikalar (1) serbest meslek (1) SERMAYE KOYMA BORCU (1) SERMAYE ŞİRKETLERİ (1) Sevki olmayan doktora gidemeyecek (1) Sezgin Özcan (1) sgdp (3) SGK (5754) SGK borcu (1) SGK gurbetçi (1) SGK HABER (3115) Sgk Hizmet (1) Sgk Hizmet Dökümü (1) SGK hizmetleri (1) SGK İdari Para Cezaları (1) SGK MAKALE (440) SGK para cezaları (1) SGK Primleri (1) sgk SMS HİZMETLERİ (1) sgk soru ve cevap (1) SGK Taksitlendirmelerinin ödeme süresi uzatılmıştır (1) Sigara (1) sigorta (2) Sigorta başlangıç tarihinde rahatsızlığı olan malulen emekli olamıyor (1) Sigorta Prim Desteği (1) sigorta primi (1) Sigortalılık öncesi doğum (1) SİGORTASIZ ÇALIŞTIRILAN İŞÇİLERİN HAKLARI VE YAPILMASI GEREKENLER (1) Sinema (1) sirali (1) sirkete (1) smmm (3178) SMMM Defter Bilgi Girişi (1) SMMM'ler Defter Tasdik Şifrenizi Aldınız mı? (2) SMS HİZMETLERİ (1) SORU CEVAP (28) SOSYAL GÜVENLİK (3181) SOSYAL GÜVENLİK DESTEK (1) Sosyal Güvenlik Kurumu (3) Sosyal Güvenlik Uygulamalarında İdari Para Cezaları (1) Sosyal Sigortalar (1) söylüyor (1) Sözleşme (1) Sözleşmeli öğretmenlere tanınan yeni özlük hakları (1) sözleşmenin konusu (1) SÖZLEŞMESİNİN (1) SPAS (1) spas sorgulama (1) ssk (4665) SSK (1) SSK’lı normal işe girmeden evvel kaza geçirenler malülen emekli olamazlar (1) STAJYER MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİ (1) Suret (1) Sürekli iş göremezlik (1) Süresi Uzatıldı (1) Şehit çocukları (1) şirket (2) şirketler (1) ŞÜKRÜ KIZILOT (2) T.C. taşınmaz numarası (1) taban aylığı (1) Taksi (1) Taksiciler (1) Taksiciler sigorta (1) talep ve taahhüt formu (1) tam (2) Tapu (2) Tapu Sicili Tüzüğü (1) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (1) TAPU YASASI (1) Tapunuz kaybolursa (2) tarafları bağlayıcı nitelik. (1) Tarhiyat Öncesi (1) Tarhiyat Öncesi Uzlaşma (1) tarife (1) tarifesi (1) TARİFESİ 2012 (1) Tarihi Eser Niteliğindeki Özel Binaların Yıkılarak Yeniden İnşaasında Asgari İşçilik Uygulaması (1) Tarla (1) Taşeron (1) TAŞERON İŞÇİLERİ (1) TCDD (1) TEBLİĞ (683) TEBLİĞ 281 (1) Tedavi İçin Yurtdışına Gönderilme (1) Telekom (2) tepliğ (3894) tersini (1) teşvik (1) Tevkifat (1) TEVKİFAT (muhasebe kayıtları (1) Tevkifat Uygulaması (1) Ticaret Kanunu (1) Ticaret Unvanı için Dava Şartları (1) Trafik cezaları (1) Trafik cezaları artıyor (1) trafik cezası (2) TTK (4352) ttk Tutulması zorunlu ticari defterler (1) turkiye (3) tutulabilecek defterler (1) Tutulması zorunlu ticari defterler (1) TÜFE (1) TÜİK (1) Tüketici mahkemesi (1) Türev ürünler (1) Türk Telekom (2) türk ticaret kanunu (2) Türkiye İstatistik Kurumu (1) türkiye iş kurumu (1) TÜRMOB (1) UFRS (27) ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİL GÜNLERİNDE İŞ KAZASINA UĞRAYAN ÇALIŞANIN BİLDİRİMİ NE ZAMAN YAPILACAKTIR? (1) Uluslararası Karayolu Taşımacılığında KDV İadesi (1) UMSK (1) UYGULAMASI (1) Uzaktan çalışma (1) Uzlaşma talebi (1) Uzlaşma talep süresi (1) ücret (1) ücret dışı gelirler (2) Ücret Garanti Fonu (1) Ücret Gelirleri (2) Ücret haczi (1) ÜCRETİNDE (1) Ücretlerin Vergilendirilmesi (1) ÜFE (1) VAN (1) Varlık kiralama şirketleri nedir (1) VEDAT İLKİ (1) Veraset Belgesi (1) vergi (1692) VERGİ İNCELEMELERİ (1) vergi oranı (1) vergi oranları (1) Vergi Tarifesi (1) VERGİDEN İSTİSNA YEMEK BEDELİ (1) Vergileme (1) Verileri Nelerdir (2) vize süresi (1) vuk (4569) VUK 410 (1) Web Sitesi (1) www.edefter.gov.tr (3) www.sgk.gov.tr (1) X RESMİ GAZETEDE BUGÜN (29) Yabancı (1) Yabancı çalışanlar (1) Yabancı GSS (1) yabancı hekim (1) Yabancı Sermayeli Şirket Kurulumu İzne Tabi Midir? (1) YABANCI UYRUKLULARIN SİGORTALILIK İŞLEMLERİ (1) Yabancıların çalışma izin kriterleri (1) YABANCILARIN ÇALIŞMA İZNİ İÇİN GEREKLİ BELGELER (1) Yapı Denetim (1) Yapı denetimi hizmet sözleşmeleri (1) yapı kredi bankası hesap işletim ücreti (1) yapı kredi bankası işletim ücretinin iadesi (1) yapı kredi hesap işletim ücreti (1) YAPI MALZEMELERİ YÖNETMELİĞİ (1) yardıma muhtaç kadınlara (1) Yasal Defterler (2) YAŞLILARA SİGORTA (1) Yaşlıya sigortalı bakım (1) yaştan emeklilik (1) Yazılar (1) YAZILAR (358) Yeni Sayıştay Kanunu Neleri Beraberinde Getirdi (1) yeni Ticaret Kanunu (1) Yeni TTK (3110) Yeni TTK'da Şirketler Kendi Hisselerini Edinebilecek (1) Yeni TTK'da Uluslararası Muhasebe Standartları (1) YENİ TÜRK TİCARET KANUNU (9) YENİ TÜRK TİCARET KANUNUNA GÖRE MALİ MÜŞAVİRLİK RUHSATINA (1) YENİ TÜRK TİCARET KANUNUNDA LİMİTED ŞİRKETLER (1) YENİ TÜRK TİCARET KANUNUNDA SÜRELER (1) YENİ TÜRK TİCARET KANUNUNU (1) Yeniçarşım (1) YERLİ OTOMOBİL (1) yeşil (1) Yeşil kart (9) Yeşil kart kalkmıyor (1) YEŞİL KARTIN DEVİR İŞLEMLERİ (1) Yılbaşından itibaren Yeşil Kart sistemi kalkıyor (1) Yıllar İtibari İle Asgari Ücretler (2) Yıllarında Çalıştığı İçin Aylıkları Kesilen Gurbetçi Emeklilere Müjde (1) YILLIK (1) Yine Kanun Tasarısında Denetçi olamayacaklar (1) yonetim-kurulunun (1) yurt dışı (1) yurt dışı Borçlanm (1) YURT DIŞINA GÖTÜRÜLEN TÜRK İŞÇİLERİ (1) Yurt Dışında İnşaat (1) yurtdışı borçlanması (1) Yurtdışı borçlanmasında emekli aylığı (1) YURTDIŞINDA (1) YURTDIŞINDAN OLAN ALACAKLAR (1) Zayi Olan Mallar (1) Zorunlu Deprem Sigortası (1) Zorunlu Sağlık (2)