FACEBOOK TAKİP ETMEK İÇİN BEĞEN

SİTENİZ VE BLOGUNUZ VARSA REKLAM ALARAK PARA KAZANABİLİRSİNİZ TIKLAYINIZ

SİTENİZ VE BLOGUNUZ VARSA REKLAM ALARAK PARA KAZANABİLİRSİNİZ TIKLAYINIZ

3 Temmuz 2011 Pazar

Ecrimisil Alacağının Tespiti, Takdiri, Tebliği ve Tahsili

Ecrimisil, Hazine’ye ait bir taşınmaz malın, idarenin rızası dışında ve bu malı kullanmamakla bir zarara uğrayıp uğramadığı söz konusu edilmeksizin bu maldan işgal, tasarruf veya her ne şekilde olursa olsun kusuru aranmaksızın yararlanması sebebiyle idarece istenen ve fuzuli şağil tarafından ödenen tazminattır(1).

I- GİRİŞ
Milli emlak mevzuatında en çok kullanılan kavramlarından birisi olan ecrimisile ilişkin düzenlemeler 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte yer
almaktadır. Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile ecrimisilin özellikle takdirinde meydana gelen değişiklikler ile mevzuatta yapılan değişikliklerle ecrimisil bedellerinin tespit, takdir, tebliğ ve tahsilinde yapılan önemli değişiklikler yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

II- DEĞERLENDİRME
A- TESPİT
Ecrimisil, yukarıda da ifade edildiği üzere işgalciden talep edilen bir tazminattır. Bu da göstermektedir ki işe işgalcinin tespiti ile başlanmaktadır. Bu tespitin nasıl yapılacağına ilişkin düzenlemeler Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte yer almaktadır.

Yönetmeliğin ilgili maddesinin değişikliğe uğramadan önceki şekline bakıldığında, Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiilî durumlarının, idarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edileceği düzenlenmiş olup, taşınmazın mahallinde “Taşınmaz Tespit Tutanağı” düzenleneceği ve tespit tutanağında hangi hususlara yer verileceği belirtilmiş; ancak tespit çalışmalarına yönelik olarak hazırlanacak programın hangi zaman dilimini kapsayacağı, bu tespit çalışmasının hangi periyotlarla tekrar edileceği maddenin ilk halinde yer verilmemiştir.

Bu konu 10.04.2011 tarihinde Yönetmelikte yapılan değişiklikle netleştirilmiş olup;
● Taşınmazların tespitlerinin yılda en az bir defa yapılacağı,
● Tespit programlarının süresi beş yıldan fazla olamayacağı;
● Tespitlerin yapılması konusunda illerde defterdarlar, ilçelerde ise malmüdürleri veya varsa milli emlak müdürleri gerekli tedbirleri alacakları
düzenlenmiştir.

B- TAKDİR
Ecrimisil takdirinde iki önemli nokta bulunmaktadır. Bunlardan birincisi bu takdirin kimler tarafından yapılacağı; ikincisi ise bu takdir yapılırken göz önünde bulundurulması gereken hususların neler olacağıdır. Bu iki konuda da mevzuatımızda var olan tereddütler yapılan değişikliklerle giderilmiştir.
Öncelikle ecrimisil bedellerinin kimler tarafından yapılacağı noktasını ele alacak olursak; 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinin 6009 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki şeklinde “…fuzuli şagilden, bu Kanun’un 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, 13. maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisil istenir.” hükmü yer almaktaydı. Kanun’un 13. maddesine baktığımız da ise ecrimisil bedelinin takdiri için oluşturulmuş hususi bir komisyon bulunmadığını görmekteyiz. Bu nedenle, madde de yapılan değişiklikle ecrimisil bedellerinin takdiri için oluşturulacak komisyonun “idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden” oluşacağı hüküm altına alınmıştır. Böylece bedel takdirinde hususi bir komisyonun oluşması sağlanmıştır.

Takdir işlemine ilişkin diğer nokta ise bedelin takdir edilmesi sırasında göz önünde bulundurulması gereken hususlardır. Tıpkı komisyonun teşkiline ilişkin olarak yapılan değişikliklerde olduğu gibi bu noktada da değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler kendisini hem Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile hem de Yönetmelikte daha sonra yapılan düzenlemelerle göstermektedir.

Ecrimisil bedelinin takdirinde göz önünde bulundurulması gereken hususlar ecrimisilin tanımının içinde yer almaktadır.

Mülga Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliği’nde ecrimisil; bir malın, sahibinin rızası dışında ve onun bu malı kullanmamakla bir zarara uğrayıp uğramayacağı söz konusu edilmeksizin bu maldan işgal, tasarruf veya her ne şekilde olursa olsun yararlanılması sebebiyle fuzuli şagil tarafından ödenen veya idarece talep edilen tazminat olarak tanımlanmıştır.

Bu tanımdan hareketle yapılacak ecrimisil takdirinin nasıl yapılacağına ilişkin açıklamalara ise Mülga 312 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği’nde yer verilmektedir. Söz konusu Tebliğ’de; idarî yargı kararları dikkate alınarak, işgal edilen Hazine’ye ait taşınmaz mallar için 2886 sayılı Kanun’un 9. maddesi gereğince, tahmini bedelin hesabında kullanılacak fiyatlar ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulduktan ve hesap tutanağı tanzim edildikten sonra bunun dayanakları da eklenmek suretiyle 13. maddedeki kuruluş şekli gösterilen komisyonca karara bağlanması ve ecrimisil bedellerinin tespitinde daha gerçekçi ve titiz davranılması gerektiği açıklanmıştır.

Ecrimisilin belirlenmesine ilişkin yukarıda yer verilen bütün düzenlemeler dikkate alındığında tazminatın takdirin;
● Zamanaşımı süresinin ne olacağı,
● İşgale konu taşınmazın işgalci tarafından kullanım şeklinin dikkate alınıp alınmayacağı
hususlarının bir düzenleme olmadığı görülmektedir.
Zamanaşımına ilişkin tereddüt ecrimisil bedelinin takdirinde görev alacak komisyonun teşkiline ilişkin olarak yapılan düzenleme ile netleştirilmiş ve komisyonun ecrimisil bedelini, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edeceği belirtilmiştir.
“İşgale konu taşınmazın işgalci tarafından kullanım şeklinin dikkate alınıp alınmayacağı” hususu ise Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile tartışmaya konu olmaya başlamış ve tartışmalar neticesinde daha sonra tekrar değişikliğe uğramıştır.
Yönetmeliğin 10.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Yönetmelikle değiştirilmeden önceki halinde ecrimisil: “Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın taşınmazın işgalden önceki hâliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınarak İdarece talep edilen tazminat” olarak tanımlanmış ve ecrimisilin tespit ve takdirinde;

● İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına,
● İşgalcinin kusurlu olup olmadığına,
● Taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekline bakılmayacağı,
● İdarenin bu taşınmazdan işgalden önceki hâliyle elde edebileceği muhtemel gelirin esas alınacağı
düzenlenmiştir.

Yönetmeliğin bu maddesi 01.07.2007 tarihinden aşağıda açıklanan değişikliğin yapıldığı 10.04.2011 tarihine kadar uygulanmıştır. Madde de kilit düzenleme yukarıda da belirtildiği üzere  “taşınmazın işgalden önceki hâliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınarak” ifadesinin varlığıdır. İdare Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden öncesinde ecrimisil bedelinin takdirinde, taşınmazın işgalden önceki hâliyle elde edilebilecek muhtemel gelir değil işgalci taşınmazı kullanım şeklini, elde ettiği gelir vb. hususlar dikkate alınmakta iken söz konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile uygulama tamamen değişmiş ve buda düzenlemede tekrar değişikliğe gidilmesine neden olan tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Çünkü bu uygulama tarım arazisi üzerine kurulan bir turizm tesisi için fuzuli şagil adına tarım arazisinden elde edilebilecek gelir kadar ecrimisilin takdirini gerektirmektedir.

Yönetmelikte 10.04.2011 tarihinde yapılan değişiklikle ecrimisilin tanımından “taşınmazın işgalden önceki hâliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınarak” ibaresi çıkartılmış ve ecrimisil takdirinde dikkate alınacak hususlar net bir şekilde düzenlenmiştir. Buna göre bedel tespit komisyonunca ecrimisilin tespit ve takdirinde;

● İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına,
● İşgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmayacağı belirtilmiş olup;
● Taşınmazın işgalci tarafından kullanım şeklinin,
● Taşınmazın fiili ve hukuki durumunun,
● İşgalcinin işgalden dolayı varsa elde ettiği gelirin,
● Taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların
göz önünde bulundurulacağı düzenlenmiştir.
Bu, aslında Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önceki uygulama ile paraleldir. Söz konusu Yönetmelik öncesinde her ne kadar mevzuat bu kadar net bir şekilde bu konuyu ortaya koymasa da uygulamada ecrimisil bedelinin takdirinde taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir dikkate alınmaktaydı. Yapılan değişiklikle birlikte ecrimisil tespitinde dikkate alınması gereken hususlar açık bir şekilde ortaya konmuştur.

C- TEBLİĞ
Tespit ve takdir edilen ecrimisil alacağı “Ecrimisil İhbarnamesi”, bu alacağa itiraz edilmesi durumunda ise düzenlenen “Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi” ile tebliğ edilmektedir.
Yönetmelikte her iki ihbarnamenin düzenlenmesinde ve tebliğinde idarece uyulması gereken sürelere yer verilmiştir. Buna göre;

● Ecrimisil İhbarnamesi, bedelin takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde,
● Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi ise, düzeltme talebinin talep tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde bu amaçla oluşturulacak komisyonlarca karara bağlanmasının ardından en geç onbeş gün içindefuzuli şagile tebliğ edilecektir.

Yönetmelikte 10.04.2011 tarihinde yapılan değişikliklerle ecrimisil bedellerinde idareye verilen re’sen düzeltme yetkisi ile düzeltilen ecrimisil ihbarnameleri de düzenlenerek düzeltme tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde ilgililerine tebliğ edilecektir.

D- TAHSİL
1- Takdir ve Tebliğ Edilen Ecrimisil Alacağının Rızaen Ödenmesi
Yönetmelikte ecrimisil ihbarnamesinin, düzeltme talebinde bulunulmuş ise ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin muhatabına tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde ecrimisil alacağının tamamının veya taksitle ödenmesinin talep edilmesi halinde en az %25’i peşin, kalan kısmı ise üçer aylık dönemler halinde 4 eşit taksitte 1 yıl içinde ödeneceği, taksitlere kanuni faiz uygulanacağı düzenlenmiştir. Ancak, 25.04.2010 tarihinde yapılan değişiklikle 1 yıllık bu süre 3 yıla çıkarılmıştır. Böylece taksitle ödeme yapmak isteyen işgalcilere bir ödeme kolaylığı sağlanmıştır.
İdari para cezalarından vergi cezalarına kadar birçok alacağın peşin ödenmesi halinde karşımıza indirim müessesesi çıkmaktadır. Ancak 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesine 6009 sayılı Kanunla yapılan değişikliğe kadar ecrimisil alacağının peşin ödenmesi durumunda mevzuatımızda bir indirim söz konusu olmamaktaydı. Yapılan bu değişiklikle;

● Ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi,
● Peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde onbeş
indirim uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Kanun’da yapılan bu değişiklikler 10.04.2011 tarihinde Yönetmeliğe de işlenmiş ve indirim müessesesine ilişkin olarak biraz daha açıklayıcı düzenlemeler yapılmıştır. Yönetmelikte yapılan açıklamalara göre;
● Ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi (Rızaen ödemede bulunulmasa dahi itirazda bulunulmamışsa bu indirimden faydalanılır.),
● Ecrimisile itiraz edilmesine rağmen itiraz süre içerisinde bu itirazdan kayıtsız ve şartsız olarak vazgeçilmesi ya da yine bu süre içerisinde dava açılmış ise aynı süre içerisinde davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi halinde yüzde yirmi,
● Ecrimisil ihbarnamesine yapılan itiraz veya açılan dava ile ecrimisil düzeltme ihbarnamesine açılan dava İdarece yapılan ve resen düzeltilmesi gereken hatalara ilişkin ve bu hata İdarece düzeltilir ise; bu durumda da açılan davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi halinde yüzde yirmi,
● Peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde onbeş
indirim uygulanacaktır.

2- Takdir ve Tebliğ Edilen Ecrimisil Alacağının Cebren Tahsili
2886 sayılı Kanun, ecrimisilin fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmemesi durumunda, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğini hüküm altına almıştır. Konuya ilişkin uygulamanın esasları ise aşağıda belirtildiği üzere Yönetmelikte yer almaktadır.
Buna göre, ecrimisil ihbarnamesinin, düzeltme talebinde bulunulmuş ise ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde muhasebe birimlerine rızaen ödenmeyen ecrimisil; düzeltme talebinde bulunulmamış ise yüzde yirmi indirim yapılmak suretiyle milli emlak birimlerince, dava açma süreleri geçtikten sonra 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere vergi dairelerine veya gelir servislerine intikal ettirilir. Vergi daireleri veya gelir servisleri, kendilerine intikal ettirilen ecrimisil alacaklarını anılan Kanun’un kapsamına giren amme alacakları gibi takip ve tahsil ederek sonuçlarını millî emlak birimlerine bildirirler.

III- SONUÇ
Milli emlak mevzuatında en çok kullanılan kavramlarından birisi olan ecrimisil’e ilişkin olarak, işgalcinin tespitinden ecrimisil alacağının takdir, tebliğ ve tahsil usulüne kadar birçok değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu değişikliklerle yukarıda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
● Tespit çalışmalarına yönelik olarak hazırlanacak programın hangi zaman dilimini kapsayacağı, bu tespit çalışmasının hangi periyodlarla tekrar edileceği,
● Ecrimisil bedellerini takdir eden komisyonun kimlerden oluşacağı,
● Ecrimisil bedellerinin takdirinde zaman aşımı süresinin ne olacağı,
● Ecrimisil bedellerinin takdirinde işgale konu taşınmazın işgalci tarafından kullanım şeklinin dikkate alınıp alınmayacağı,
● Tespit ve takdir edilen ecrimisil alacağı tebliğinde idarece uyulması gereken süreler,
● Ecrimisil alacağının tahsilinde indirim müessesesi
hususları düzenlenmiştir.
Halis KOÇAK*
Yaklaşım
*          Maliye Müfettişi
(1)         Salahattin KARDEŞ , Ansiklopedik Hazine Malları Sözlüğü, s. 207
ozdogrular.com

twitter.com/vergivekanunla
http://vergikanunhaberleri.blogspot.com/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

1

Blog Arşivi