12 Eylül 2010 referandumuyla Anayasa’ya dahil olan Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı 3 Nisan 2011 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan 6216 sayılı kanunla hayata geçti.
Özellikle de Almanya’daki örneği göz kamaştıran ve uzun yıllardır çeşitli Anayasa hukukç...uları tarafından Türkiye’ye getirilmesi arzu edilen Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruyu kimler, hangi şartlar altında yapabilecek ve sonuçları ne olacak?
Öncelikle belirtmek gerekiyor ki öyle Anayasa’da yazan her hakkınız veya özgürlüğünüz için gidemiyorsunuz Anayasa Mahkemesi’ne. Neden? Çünkü kanuna göre herkes yalnızca,
Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.
Eğer İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nde (İHAS) sayılan haklarınızdan birinin ihlal edildiğini düşünüyorsanız ve iç hukuk yollarını tükettiyseniz artık hemen İHAM’A başvuramıyorsunuz. Ondan önce, son olarak Anayasa Mahkemesi’ne de başvurmanız lazım.
“Peki ben süreci kısaltabilir miyim? Yani doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir miyim?” diye sorarsanız, cevap: Hayır. İç hukukta kat etmeniz gereken tüm yargı yollarını aştıktan sonra, artık başvuracak hiçbir üst yargı mercii kalmadığı vakit ancak Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabileceksiniz.
“Diyelim ki TBMM bir kanun yaptı. Kanuna karşı doğrudan başvurabilir miyim?” Hayır, başvuru yapılabilmesi için kanunun uygulanması sonucunda hak ve özgürlüğün somut olarak sınırlanmış olması gerekiyor. Başkasının hak veya özgürlüğünün sınırlanmasında da başvuru yapılamaz; kişisel zarar doğmuş olmalı.
İhlal halinde kendiniz bireysel başvuru yapabileceğiniz gibi bunu bir mahkemeden de isteyebilirsiniz.
Dış temsilcilikler aracılığıyla da başvuru yapılabiliyor.
Başvuru için 150 TL’lik bir harç yatırılması gerekiyor.
Başvuru, yargı yollarının tüketilmesinden veya eğer böyle bir yol yoksa ihlalin öğrenilmesinden itibaren 30 gün içerisinde yapılmalı.
Eğer bir mazeretiniz varsa bu mazeret gerekçesinin ortadan kalkmasının ardından 15 gün içerisinde başvurmak gerekiyor.
Tabii bu durumda hakim önce mazeretin geçerli olup olmadığına karar verecek.
Peki nasıl bir dilekçe hazırlamak gerekiyor başvuru için?
Şöyle:Başvuru dilekçesinde,
Başvurucunun ve varsa temsilcisinin kimlik ve adres bilgilerinin,
işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlüğün,
dayanılan Anayasa hükümlerinin,
ihlal gerekçelerinin,
başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların,
başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih ile
varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekiyor.
Başvuru dilekçesine, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi de şart.
Mahkeme bünyesinde oluşturulacak bir komisyon üç halde dilekçenizi kabul etmeyebilir:
Başvurunuz, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımıyorsa,
Önemli bir zarara uğramadıysanız ve Dilekçeniz açıkça dayanaktan yoksun bulunursa.
Başvuruyla Anayasa Mahkemesi içerisinde kurulan iki bölümden biri ilgilenecek. Hangi ihlal halinde hangi bölümün davaya bakacağı iç tüzükte belirlenecek.
Dilekçenin kabul edilmesiyle birlikte bir örneği Adalet Bakanlığı’na gönderilecek ki dilediği takdirde Adalet Bakanlığı davayla ilgili görüşünü bildirebilsin.
Davalar dosya üzerinden görülecek. Ama ihtiyaç duyulursa duruşma da yapılabilecek.
Öyle bir durum olur ki maruz kalınan hak veya özgürlük ihlali süreklidir ve ihlalin engellenmesi için bazı tedbirlerin alınması gerekir. İşte bu gibi durumlarda davaya bakan bölüm gerekli önlemleri alabilecek. Ancak bu tedbirler en fazla altı ay süreyle etkili olabilecek. Dava bu süre içerisinde sonuca bağlanmazsa tedbirler kalkacak.
Eğer hak veya özgürlüğün ihlali bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa o zaman davaya bakan bölüm sadece ihlal olup olmadığını ve ihlal varsa nasıl ortadan kaldırılacağını söyleyebilecek. Daha fazlasına yetkisi yok.
Eğer Mahkeme, bir ihlal olduğu kanaatine vardıysa, ihlalin giderilmesine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verecek.
Eğer ihlal bir mahkeme kararından kaynaklandıysa Anayasa Mahkemesi’nin o mahkeme kararını iptal etmesi artık söz konusu değil. Bunun yerine eğer ihlal kararı çıkarsa yeniden yargılama yapılmak üzere dosya o mahkemeye geri gönderilecek.
Eğer bunda bir yarar yoksa tazminata hükmedilebilecek.
Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında, ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasına hükmedilebilir.
http://www.facebook.com/topic.php?topic=907&uid=109989409015266
twitter.com/vergivekanunla
http://vergikanunhaberleri.blogspot.com/