Bugünkü yazımda sayıları giderek azalsa da Türkiye genelinde azımsanamayacak sayıdaki sigortalıyı yakından ilgilendiren önemli bir sorunu gündeme getireceğim.
Anlatacağım sorun bir kısım (SSK) Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısının ilk kez sigortalı olduğu süreçten kaynaklanmakta ve bu sigortalıların emeklilik yıl, yaş ve sürelerini ilgilendirmektedir.
Sosyal Güvenlik Reformu adı altında, sigortalıların haklarını önemli ölçüde budayan ve kamuoyunda mezarda emeklilik yasası olarak adlandırılan 4447 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 1999 yılının Eylül ayından önceki yasal düzenlemede, SSK sigortalılarının işe girişlerinde işverenlerce düzenlenen İşe Giriş Bildirgeleri’nin, çalışmanın başladığı tarihten itibaren en geç 30 gün içinde kuruma verilmesi öngörülmüştür.
İlk kez sigortalı oluş sırasında, işverenlerce SSK’ya İşe Giriş Bildirgesi verildiği halde, dönem bordrosunda sigortalı adına hizmet bildirilmemesi durumunda,
SSK‘ye bildirilen işe giriş tarihi, SSK’ce sigortalılığın başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğinden, bu durumdaki sigortalılar önemli ölçüde hak kaybına uğramakta ve emeklilikleri gecikmektedir.
Geçmişteki yasal düzenlemeden kaynaklanan bu uyuşmazlıklar günümüzde de devam etmekte ve SSK döneminde olduğu gibi, (SGK) Sosyal Güvenlik Kurumu da aynı olumsuz tavrı sürdürdüğünden, SGK ile sigortalılar arasında sigortalılığın başlangıç tarihi konusunda oluşan uyuşmazlıklara idari yönden çözüm getirilmemekte ve sorun yargı kararıyla çözüme kavuşturulmaktadır.
Oysa yerleşik Yargıtay kararlarında, İşe Giriş Bildirgesi'nin, çalışmanın başladığı günden sonra verilmiş olması durumunda, sigortalının işyerinde en az bir gün çalıştığı kabul edilerek bildirgede belirtilen giriş tarihinin sigortalılığın başlangıç tarihi olarak esas alınması öngörülmektedir.
Geçmişte SSK’nin kusuru, yasal denetim ve izleme görevlerini yerine getirmemesi nedeniyle sigortalılar aleyhine oluşan uygulama, açıklanan şekilde istikrar kazanan yargı kararlarına rağmen, SGK döneminde de devam ettirilmekte ve bu şekilde Kurum adeta kendi kusurundan yararlanarak sigortalıları mağdur etmektedir.
Ayrıca yargıya yansıyan uyuşmazlıklar nedeniyle, hem Kurum hem de sigortalılar dava giderlerine muhatap olmakta ve gereksiz yere vekalet ücreti ödemek zorunda kalmaktadırlar.
SGK’nin bir an önce mevcut uygulamasından vazgeçerek, işverence SSK’ye verilmiş olan İşe Giriş Bildirgesi'nde belirtilen işe giriş tarihini “Sigortalılığın Başlangıç Tarihi” olarak kabul etmesi, gerek bu durumdaki sigortalıların mağduriyetlerinin giderilmesi gerekse dava ekonomisi yönünden yarar sağlayacağı gibi, sosyal güvenliğin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması ilkesine de uygunluk taşıyacaktır.
Mehmet ÇIRIKA
http://www.gazeteyenigun.com.tr/koseyazilari/21373/baslamayan-sigortalilik